ulser.gen.tr https://www.ulser.gen.tr Ülser, Ülser Hastalığı Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2018, ulser.gen.tr Mon, 05 Oct 2015 00:00:00 +0000 Thu, 13 Dec 2018 00:00:00 +0000 60 12 Parmak Bağırsağı Ülseri Diyeti https://www.ulser.gen.tr/12-parmak-bagirsagi-ulseri-diyeti.html Sun, 25 Nov 2018 02:33:04 +0000 12 parmak bağırsağı ülser diyeti, birçok hastalıktan korunmak ve yeniden tekrarlamamasını sağlamak için uygulanan diyettir. Ülser diye sindirim sisteminden yemek borusu, mide ve 12 parmak bağırsağında aşınma sonucun
12 parmak bağırsağı ülser diyeti, birçok hastalıktan korunmak ve yeniden tekrarlamamasını sağlamak için uygulanan diyettir. Ülser diye sindirim sisteminden yemek borusu, mide ve 12 parmak bağırsağında aşınma sonucunda meydana gelen yaralara denilmektedir. Ülser midede oluşarak ve midenin asidi ile meydana gelmektedir. Mide mukozasında mideyi koruyan bir tabaka aşırı bir şekilde salgılandığı zaman mide asidi hasarlanarak yaraya dönüşmektedir. Ülser rahatsızlığının tedavisinde genellikle ilaç takviyesi yapılmaktadır. Fakat hastalığın tekrar etmesini önlemek adına 12 parmak bağırsağı ülser diyeti uygulanması tavsiye edilmektedir. Bu 12 parmak bağırsağı ülser diyeti esnasında bireylerin tüketmesi gereken besinler ve tüketmemesi gereken bazı besinler bulunmaktadır.

12 Parmak Bağırsağı Ülser Diyetinde Dikkat Edilecek Hususlar
  • Uygulayacağınız diyette enerji sağlayan gıda maddeleri yeterli miktarda olmasına özen gösteriniz ve bu gıdaların tüketimini dengeli bir şekilde yayınız. Bunun yanı sıra hastaların aç kalma süresi uzun tutulmamalı ve az yiyip sık öğün yapmalıdır. Diyet 5 öğün şeklinde yapılmalıdır. Yemeklerin lokma süresi olabildiğince uzun tutulup, yavaş yenmesi gerekir.
  • Ülser tedavisinde kullanmış olduğunuz ilaçların kabızlık etkisi yapmaması için, posa bakımından zengin olan gıdaların tercih edilmesi gerekir. Bu sebeple günlük 30 gram pos alabilirsiniz. Özellikle de meyve, yulaf kepeği ve sebzenin yapısında suda eriyen posa bulunduğundan 12 parmak bağırsağı ülser diyetinde yararlı olmaktadır.
  • Acı ve baharatlı besinler mide mukozasında olumsuz etki yaratacağından bu gibi besinlerden kaçınılmalıdır.
  • Yağda kızarmış olan ürünlerden et, sucuk, sosis, pastırma ve salam gibi besinlerden uzak durunuz. Çünkü kızartma tarzı besinler midede asit ve pepsin salgısını artırarak, ülser oluşumuna sebebiyet vermektedir. 
  • Asitli kolay, çay ve kafeinli içeceklerden olabildiğince uzak kalmaya çalışınız. Bu içecekler mide salgısını artırıp, hasarın fazlalaşmasına neden olacaktır.
12 Parmak Bağırsağı Ülser Diyetinde Öğün Olarak Tüketilmesi Gereken Besinler
  • Sabah Kahvaltısı: Bir adet rafadan yumurta, bir kibrit kutusu az yağlı kaşar peynir, pişmiş sebzeden hazırlnaan salata tercih edilmelidir. İçecek olarak yulaf ezmesi şekersiz bitki çayları, kuşburnu çayı, kakaolu süt ve açık yeşil çayları tercih etmelisiniz.
  • Öğle Yemeği: Yemeklerde ve salatalarda kullanılacak olan yağlar tuzsuz tere yağı, Ayçiçek yağı ya da mısır yağı olmalıdır. Birey eğer pirinç pilavı tüketmek istiyorsa bunu mutlaka su veya sür ile haşlamalıdır. Çorba konusunda lahana hariç, diğer sebze çorbaları tercih edilmelidir. Çorbaların içine erişte ya da yumurta ekleyebilirsiniz.
  • Akşam Yemeği: Et ve et ürünlerinde yağlı olmayan ürünler tercih edilmelidir. Bu besinler hazırlanırken genellikle haşlama ve ızgara olanlar tercih edilmelidir. Olabildiğince kızartma tarzı ürünlerden uzak durunuz. Etin yanına bol yeşillikli salata hazırlayabilirsiniz. 
]]>
Akut Peptik Ülser https://www.ulser.gen.tr/akut-peptik-ulser.html Sun, 25 Nov 2018 22:20:29 +0000 Akut peptik ülser, asit ve pepsinin zararlı etkilerinden dolayı, mide ve duodenum mukozasında müskülaris mukozayı aşan sınırları belirgin doku kaybıdır. En sık duodenum da gözlenen akut peptik ülser Akut peptik ülser, asit ve pepsinin zararlı etkilerinden dolayı, mide ve duodenum mukozasında müskülaris mukozayı aşan sınırları belirgin doku kaybıdır. En sık duodenum da gözlenen akut peptik ülser, çapı genelde 1 cm'den küçük bazı durumlarda da  3-6 cm aralığında doku kaybından oluşabilmektedir. Midedeki asit ve pepsisin zararlı etkileri ile müküs, bikarbonat sekresyonu, mide epitel hücrelerinin bütünlüğü arasında bir denge bulunur. Bu denge  asid ve pepsis lehine bozulduğu zaman akut peptik ülser oluşmu ortaya çıkar. Mide içeriğindeki asidin artması ile mukozal defans bozulur. Kronik ülser uzun zamanda gelişme göstermesine rağmen akut peptik ülser daha hızlı gelişim gösterir. 

Akut peptik ülser nedir

Akut peptik ülser gastrointestinal sistemin herhangi bir yerinde (mide, özafagus, duodenum, meckel divertkülü) oluşan ülserdir. Aktif pepsin taşıyan mide suyunun, proteinleri parçalama gücüne peptik asit adı verilir. Bu salgı belli bir düzeyi aşınca peptik ülser ortaya çıkar. Gastroduodenal mukoza midedeki Ph derecesinin 1'e kadar düşmesine dayanıklıdır. Fakat pepsinde bu ortama dahil olduğu zaman zedelenme başlar. Mideyi peptik asit aktivitesine karşı mukoza direncini sağlayan prostoglandinler, epitel hücresinde bulunan lipoproteinler, mukus salgısı ve tükürük korur.

Akut peptik ülser, kadınlarda menopoz ve emzirme döneminde alevlenme gösterir. Az karbonhidrat, bolprotein ve lif içerikli besin tüketenlerde daha az görülür. Tedavi edilmediği sürece hayat boyu süren akut peptik ülser zaman içinde kronikleşme eğilimi gösterir.

Akut peptik ülser nedenleri ve belirtileri nelerdir

H.pylori adı verilen bakterinin akut peptik ülser üzerinde ki rolü oldukça fazladır. Ayrıca kullanılan aspirin, ağrı kesici ve diğer ilaçlarda zaman içinde midede oluşan hasar mukozanın bozulma nedenlerinden biridir. Tıpta "asit yok ise ülser yok" ifadesi geçerliliğini her zaman korumaktadır. Bundan dolayı akut peptik ülserin tedavi şekli her zaman mide asidini azaltmak yönündedir. H. pylori virüsü asit salgısını artırarak mukoza defansını bozar, kullanılan ilaçlar ise sadece mukoza defansını bozar.

Zararlı alışkanlıkların en başında gelen sigara hastalık riskini 2 kat artıran faktörler arasındadır. Nikotin mide boşalmasını, asetil kolin ve gastrine duyarlılığı ve pepsinojeni artıran bir faktörüdür. Sigara ve türün bikarbonat salgısını, mukus salgısını, pilor sfinkter basıncı azaltarak hastalığın ilerlemesine olumsuz etki eder.  Aynı şekilde kafeinde gastrik sekresyonu stimüle eder.    

Akut peptik ülser, epigastrik bölgede yanıcı tarzda genellikle gece şiddetlenen ağrılara neden olur. Ayrıca yemek yedikten 2 saat sonra yada mide boş halde iken ağrılar artış gösterir. Kişide kilo kaybı, az miktarda yemek ile doyma, tekrarlayan kusmalar, ve anemi diğer belirtiler arasındadır.

Kanama, delinme, tıkanma gibi komplikasyonları olabilen akut peptik ülser asit baskılayıcı ilaçlar, ağrı kesiciler ile tedavi edilebilirken bazı durumlarda da cerrahi tedavi gerekir. Sağlıklı bir diyet programı, kahve sigara baharatlı ve yağlı yiyeceklerden kesinlikle uzak durulması gerekir. 

]]>
Bağırsak Ülseri https://www.ulser.gen.tr/bagirsak-ulseri.html Mon, 26 Nov 2018 18:15:24 +0000 Bağırsak ülseri, çoğunlukla bulbus denilen midenin ardından gelen bağırsak kısmını ve kalın bağırsağı etkiler. Midede pilor kanalındaki ülser on iki parmak bağırsağı ülseri olarak değerlendirilir. Bunlar si Bağırsak ülseri, çoğunlukla bulbus denilen midenin ardından gelen bağırsak kısmını ve kalın bağırsağı etkiler. Midede pilor kanalındaki ülser on iki parmak bağırsağı ülseri olarak değerlendirilir. Bunlar sindirim kanalında ortaya çıkan ülserlerin % 80 kadarını oluşturur. Yani mide ülserlerinden 10 kat fazla görülür. Erkekler bu konuda daha fazla risklidir. On iki parmak bağırsağının ön ve arka duvarında ülser gelişimi aynı orandadır. Fakat arka duvardaki ülserler 35-45 yaşlarında daha yaygın görülür. Kalın bağırsak ülserleri ise, ülseratif kolit olarak değerlendirilir. Bu hastaların üçte biri aynı zamanda mide ülseri etkisindedir.

Bağırsak ülseri en fazla hangi bölümleri etkiler

On iki parmak bağırsağı ülseri: Midenin ardından gelen bağırsak bölümündeki ülserlerdir.

Ülseratif kolit: Çevresel ve genetik faktörlerin etkisiyle oluştuğu düşünülen bu ülser türleri, kalın bağırsağın iç kısmındaki iltihaplanma şeklinde ortaya çıkar. Özellikle aspirin kullanımı, doğum kontrol hapı kullanmak, alkol ve sigara alışkanlığı rahatsızlığın şiddetlenmesine neden olur. Bunun yanında stres altında olmak, gebelik dönemi de ülseratif kolit rahatsızlığının şiddetlenmesinde etkili olabilir.

Bağırsak ülseri belirtileri

Bağırsak ülserinin gelişimi genellikle kroniktir. Özellikle sonbahar ve ilkbaharda alevlenir. Mide ülseri gibi aç karnına değil, yemeklerden 1-2 saat sonra ortaya çıkan ağrıyla karakterize olmuştur. Ağrının ortaya çıkmasında hastanın yemek yemesi halinde, alkali besinler tüketmesi durumunda ağrının şiddeti hafifler. Bu belirtiler bağırsak ülserinin tanısında oldukça önemlidir. Kramp şeklindeki yanma ve batma gibi hissedilen ağrılar, hastaların iştahını kesmez. Bu hastalar ağrı olmasın, ağrı dinsin diye devamlı yemek yeme eğilimi gösterirler. Bu nedenle kilo aldıkları bile görülür. Sıcak ve soğuk yemekler tüketilirse, hızlı yemek yenirse, ağrıların şiddetlendiği görülür. Kalın bağırsak etkilenmişse, hastalarda halsizlik, kramp gibi ağrılar, ateş ve bulantı belirtileri görülebilir. Rektum alanına yayılan iltihaplanma hastalarda ishale neden olabilir. Eğer emilim bozukluğu ortaya çıkarsa, bağırsaklarda demir ve B12 emilim olmaz, hastalarda kansızlık ortaya çıkabilir.

Bağırsak Ülseri

Bağırsak ülseri tedavisi

Bağırsak ülserinde tedavi sırasında histamin reseptörleri, antikolinerjikler, antiasitler kullanılır. İlaç tedavisi uygulanırken hastaların diyet yapması tedaviyi destekler. Diyette baharatlı, acı besinlerden kaçınılmalı, sigara içilmemeli, çay, kahve ve alkollü içecekler kullanılmamalıdır. Midede asit oranını arttıracak her türlü gıdadan kaçınılmalıdır. Ağrıları dindirmek için, antiasit ilaçlar kullanılır. Süt tüketimi makul ölçülerde olmalıdır. Kalın bağırsaktaki ülserlerde ilaç tedavisi yetersiz kalacağından, cerrahi tedavi uygulanmalıdır.

]]>
Kornea Ülseri https://www.ulser.gen.tr/kornea-ulseri.html Tue, 27 Nov 2018 00:57:39 +0000 Kornea ülseri, kornea gözdeki renkli kısmın önünü kaplayan saydam alandır. Bu alanda göz açık olduğu zamanlarda kuruluk ve enfeksiyon ortaya çıkabilir. Bunlar kornea ülserine yol açabilir. İlerleyen aşamalarda k Kornea ülseri, kornea gözdeki renkli kısmın önünü kaplayan saydam alandır. Bu alanda göz açık olduğu zamanlarda kuruluk ve enfeksiyon ortaya çıkabilir. Bunlar kornea ülserine yol açabilir. İlerleyen aşamalarda körlüğe kadar gidebilen rahatsızlığın, mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Bu konuda risk taşıyan kişilerde cerrahi girişimle göz aralığı daraltma işlemi yapılabilir. Kornea göze ışık girmesini sağlayan pencere görevi görür. Bakteri, mantar ve virüslere karşı gözün doğal savunma mekanizmasıdır. Korneanın üzerinde oluşan ülser, genellikle enfeksiyon kaynaklı olur. Özellikle uzun süre kontakt lens kullanımı, göz yaralanması, uyurken lens kullanımı enfeksiyon nedeni olabilir.

Kornea ülserine neden olabilen enfeksiyonlar

Acanthamoeba Keratiti: Genellikle kontakt lens kullanımından kaynaklanır.

Herpes Simplex Keratiti: Bu gözde yaralara neden olabilen tekrarlayıcı viral bir enfeksiyondur. Özellikle stres, bağışıklık sisteminde zayıflama, güneş ışığına maruz kalma gibi etkenler enfeksiyonun tetiklenmesine neden olabilir.

Fungal Keratit: Bu çeşitli materyaller nedeniyle gözde meydana gelen yaralanma sonucunda ortaya çıkan mantar enfeksiyonudur. Daha çok bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde etkili olur.

Bu enfeksiyonlar dışında kornea ülseri gelişiminde etkili olan faktörler, gözde kuruluk olması, göz travmaları, A vitamini eksikliği, enflamatuar bozukluğu, kontakt lenslerin sterilize edilmemesi olabilir. Özellikle son kullanma tarihi geçen yumuşak lensleri kullanan, geceleri de lensleri takan kişilerde kornea ülseri gelişimi daha fazla görülür.

Kornea Ülseri

Kornea ülseri belirtileri

Gözde kaşınma, sulanma, akıntı ya da iltihap olması, yanma ve batma hissinin meydan gelmesi kornea ülseri belirtileri arasındadır. Bunun dışında kırmızı göz ve ışığa karşı duyarlılık oluşması da görülebilir. Ayrıca gözde sızlama, bulanık görme, göz kapaklarında şişme, gözde beyaz nokta olması, gözde bir şey varmış gibi hissetmek te hastaların yaşayabileceği etkiler arasındadır. Belirtiler oldukça şiddetli olduğundan, hastalarda kalıcı körlüğün önlenmesi amacıyla tedaviye başlanmalıdır. Ülserin görüldüğü alan genellikle korneada gri, beyaz leke gibi olur. Ancak çıplak gözle görülemediğinden, ancak belirtileri hissedilebilir. Göz doktorunun yapacağı bir muayene sırasında rahatlıkla tanı konulabilir.

Kornea ülseri tanısı

Göz muayenesi sırasında görülebilen kornea ülserinin kontrolü için, floresein ile göz boyama yöntemi kullanılır. Testte kurutma kağıdının üzerine turuncu boya konur. Bu göz yüzeyine dokundurularak, boya göze aktarılır. Biyomikroskop denilen mikroskopla yeşil renkte görünecek olan bu alanlara özel bir mavi ışık yansıtılır. Böylece yeşil görünen yerler yani kornea ülseri kolayca teşhis edilir. Bu durumda ülserin nedenini belirlemek amacıyla ileri inceleme yapılır. Damlayla göz uyuşturularak ya da üzerinden örnek alınarak bakteri araması için test yapılır.

Kornea ülseri tedavisi

Ülserin sebebi tespit edilince, bunun tedavisinde antiviral, antifungal göz damlası kullanılabilir. Gözde enflamasyon olduğunda, şişlik olduğunda kortikosteroid göz damlaları kullanılır. Bu tedavi sırasında hastalar kontakt lens kullanmamalı, makyaj yapmamalı, doktorun bilgisi dışında ilaç kullanmamalı ve göze dokunmaması gerekir. Şiddetli kornea ülserinde hastalara kornea nakli yapılması gündeme gelebilir.

]]>
Ülser Hastalığı https://www.ulser.gen.tr/ulser-hastaligi.html Tue, 27 Nov 2018 07:17:31 +0000 Ülser hastalığı, genellikle mide ya da on iki parmak bağırsağında yani duedenum adı verilen alanda gelişen yara oluşumudur. Yaralar oldukça büyük ve derin şekilde kas tabakasına kadar uzanır. Ülser hastalığı m Ülser hastalığı, genellikle mide ya da on iki parmak bağırsağında yani duedenum adı verilen alanda gelişen yara oluşumudur. Yaralar oldukça büyük ve derin şekilde kas tabakasına kadar uzanır. Ülser hastalığı mide mukozasında asidin etkilerine kaşı koruyucu hücre tabakasının zarar görmesi halinde gelişir. Buna en fazla Helicobakter pylori denilen bakteri yüzünden ve mide mukozasındaki koruyucu tabakanın direncinin azalması sebep olur. Genellikle alkol kullananlarda, anti enflamatuar ilaç kullananlarda, sigara içen kişilerde, fazla miktarda çay, kahve ve kola içen kişilerde, stresli olanlarda bu hastalık görülür.

Ülser hastalığının belirtileri

Ülser hastalığı kendini genellikle üst karın bölgesinde hissedilen kemirici tarzda karın ağrısı, yemekle ya da anti asit kullanımıyla düzelme gösteren yakınmalarla, yemeklerden önce veya sonra kötüleşen ağrıyla, geceleri uyandıran mide ağrısı gibi etkilerle gösterir. Ülser yaralarında kanama olduğunda, kahve telvesi gibi ya da parlak kırmızı renkte kan kusma, siyah renkte dışkılama gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Ülser hastalığı tanısı

Öncelikle hastanın yakınmaları değerlendirerek, muayene edilir. Daha sonra hastanın endoskopik incelemesi, Helicobakter pylori belirlenmesi için biyopsi, üre nefes testi ya da dışkıda HP testi yapılabilir. Dışkıda gizli kan testi, kan eksikliği seviyesinin incelemesi gibi incelemeler yapılır. Bu testler sonucunda hastaya ülser hastalığı tanısı konulabilir. Biyopsi yapılma nedeni genellikle mide kanserlerinin de buna benzer belirtiler vermesindendir. Bu yüzden biyopsi sonucu normal çıksa da, 1-1,5 ay sonra yeniden biyopsi yapılabilir.

Ülser Hastalığı

Ülser hastalığı tedavisi

Tedavide hedef, hastadaki ağrının geçmesi, ülser yarasının iyileşmesi ve komplikasyonlara engel olmaktır. Bunun dışında ülserin tekrarlanması da önlenebilir. Şiddetli vakalarda hastalar hastanede yatarak takip edilebilir. İlaç tedavisi sırasında anti asitler, Helicobakter pylori bakterine karşı ilaçlar, mide asidini azaltacak ilaçlar, yara oluşan bölgeyi koruyan ilaçlar kullanılabilir. Bunun dışında hastaların ülser riski oluşturabilecek yaşam tarzında değişikliklere gidilir. Uygulanan tıbbi tedaviye hızlı bir şekilde yanıt veren ülser hastalığının yeniden oluşma riski bulunmaktadır. Bu durumda hastalarda delinme, kanama ve tıkanma sorunları ortaya çıkabilir. Bu durumda cerrahi girişim yapılabilir.

Ülser hastalığından nasıl korunulur

Bunun için doktorun önerilerine uyulmalıdır. Alkol ve sigara kullanılmamalıdır. Asitli içecekler, kafein içerenler, çay içilmemelidir. Beslenme alışkanlıkları yeniden düzenlenerek, bazı önlemler alınır. Az yeme, mideyi doldurmama, dengeli beslenme bunlar arasındadır. Hastaların dinlenmesi, stresten uzak durması, egzersiz yapılması korunma amacıyla alınacak önlemler arasındadır.

Ülser hastalığını atlatan ya da ülser olmamak için, yiyeceklere sınırlama konulmalıdır. Yenilmesi önerilen besinler arasında süt, bitkisel çaylar, salep, meyveli süt, haşlanmış sebze ve meyve, pişmiş sebze, makarna ve pirinç, ızgara et ve haşlama et, sütlü tatlılar, kabak tatlısı, lokum gibi yiyecekler bulunur. Yenilmemesi gerekenler arasında ise, acılı baharatlar, kızartmalar, nohut, kuru fasulye gibi gaz yapanlar, margarin, turşu, limon gibi asitli besinler, peynir, sahanda yumurta, şarküteri ürünleri, kahve, çay, konserve gibi yiyecekler bulunur.

]]>
Ülser Diyeti https://www.ulser.gen.tr/ulser-diyeti.html Tue, 27 Nov 2018 22:50:23 +0000 Ülser diyeti, ülser hastalığından korunmak için ya da hastalığın yeniden tekrarlamasını önlemek amacıyla uygulanmalıdır. Ülser sindirim sisteminde yemek borusu, mide ile on iki parmak bağırsağındaki aşınma so Ülser diyeti, ülser hastalığından korunmak için ya da hastalığın yeniden tekrarlamasını önlemek amacıyla uygulanmalıdır. Ülser sindirim sisteminde yemek borusu, mide ile on iki parmak bağırsağındaki aşınma sonucunda meydana gelen yaralardır. Midede oluşan ülser mide asidinin etkisiyle meydana gelir. Mide mukozası denilen ve mideyi koruyan tabaka aşırı salgılanan mide asidi nedeniyle hasarlanır ve yaraya dönüşür. Buna sebep olan etkenler çeşitli olsa da, en fazla helikopter bakterisi, stres, sigara ve alkol kullanımı, çeşitli besinlerin fazla tüketilmesi ve bazı ilaçların kullanımı ilk sıraları alır. Ülser tedavisinde genellikle ilaç tedavisi uygulanır. Ancak hastalığın tekrarının önlenmesi amacıyla hastaların ülser diyeti uygulaması tavsiye edilir. Bu diyet sırasında hastaların tüketmesi ve tüketmemesi gereken besinler bulunmaktadır.

Ülser diyeti nasıl uygulanır

Uygulanan diyetin besin ve enerji sağlayan öğeleri yeteri miktarda olmalı ve dengeli şekilde tüketim yapılmalıdır. Hastalar aç kalma süresini uzun tutmamalı, az yerken sıkça beslenmeyi ihmal etmemelidir. Öğünler mümkün olduğu kadar 5-6 öğün şeklinde düzenlenmelidir. Yemeklerde lokmaların uzun süre çiğnenmesi ve yaş yenmesi gerekir.

Ülser hastalarında rafine karbonhidratlar olumsuz etkiler yapar. Özellikle şeker tüketimi mide yanmasına sebep olacağından, daha az miktarda tüketilmelidir.

Yara olan bölgede doku onarımında, doku yapımında faydalı olacak protein bakımından zengin yiyecekler tercih edilmelidir.

Yağ tüketimi sırasında daha çok bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir.

Ülser diyetinde tuz alımı arttırıldığında, ülserin etkisi de artar. Bu nedenle tuz alımı az miktarda olmalıdır.

Besinlerden posa bakımından zengin olanlar tercih edilmelidir. Bunun nedeni ülser tedavisinde kullanılan ilaçların kabızlık etkisi yapmasındandır. Bunun için önerilen pos miktarı günlük 25-30 gramdır. Özellikle sebze, meyve ve yulaf kepeğinin içerdiği suda eriyen posa ülser diyetinde yararlı olur.

Yağda kızartılan sucuk, et, salam, sosis, pastırma gibi yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Kızartma besinler midede asit ve pepsin salgısını arttırır. Bu ülserin oluşumuna ve ilerlemesine olumsuz etki yapar.

Ülser Diyeti

Baharatlar, acılı besinler, hardal gibi soslarda mide mukozasında olumsuz etkiye neden olur. Midede salgılanan asidin artmasına neden olduklarından, hasarın fazlalaşmasını sağlar.

Kafein içeren içecekler, çay, asitli kola gibi içeceklerden kaçınılmalıdır. Bunlar mide salgısını arttıracağından, mümkün olduğu kadar az içilmelidir. Alkollü içeceklerde diyette bulunmamalıdır.

Yemeklerin aşırı sıcak ve aşırı soğuk olmaması gerekir.

Ülser diyetinde makarna, pirinç, ekmek gibi unlu besinler yer almalıdır. Bunlar midedeki asidin baskılanmasını sağlar. Fakat midede uzun süre kalmamaları için, çorba olarak, iyice lapa şeklinde tüketilmelidir. Fakat akut dönemlerde bu besinlerden kaçınılmalıdır.

Ülser diyetinde yumurta belirli oranda haşlama olarak tüketilmelidir. Sahanda pişirme yöntemi kullanılmamalıdır. Süt, süt kreması, diğer süt ürünleri diyette tüketilebilir. Bunun dışında özellikle turunçgiller yani portakal, limon gibi meyveler, üzüm diyette olmamalıdır.

]]>
Mide Ülseri Nedir https://www.ulser.gen.tr/mide-ulseri-nedir.html Wed, 28 Nov 2018 13:47:04 +0000 Mide ülseri nedir, midenin iç yüzeyinin mide asidi gibi tahriş edici nitelikteki maddelerle aşınması sonucunda meydana gelen sancılı yaralar karşımıza çıkmaktadır. Midenin iç tabakasında, mideyi korumakta olan tabakanın Helic Mide ülseri nedir, midenin iç yüzeyinin mide asidi gibi tahriş edici nitelikteki maddelerle aşınması sonucunda meydana gelen sancılı yaralar karşımıza çıkmaktadır. Midenin iç tabakasında, mideyi korumakta olan tabakanın Helicobacter pylori adı verilen bir bakteri sebebi ile zayıflaması ya da mide asidinin fazla salgılanmasına bağlı olarak midenin korunmasız bir hale gelmesi ve tahriş olması söz konusu olabilmektedir.

Sinir bozukluğu, midede bulunan asidin fazla olması, iyi ve zamanında tedavi edilmemiş olan gastrit, karaciğer yetersizliği, mide zafiyeti ve safra azlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güç olan yiyeceklerin aşırı derecede tüketilmesi, fazla sigara tüketimi, bazı ilaçların uzun süre kullanılması ve çay, kahve ya da asit yapıcı meşrubatların tüketilmesi de mide ülseri oluşmasına neden olabilmektedir.

Bir kişide mide ülseri varsa yaşayacağı sıkıntılara bakacak olduğumuz zaman hastalığın başlangıç safhasında kişinin mide ekşimesi ve ağırlık hissi ile karşılaştığını görebiliyoruz. Ayrıca kişinin ağzına sık sık ekşi suyun gelmesi, tat alma duyusunun azalması, dilinin paslı olması ve hastanın renginin solması da mide ülseri sorunu yaşadığını göstermektedir. Bunların dışında karnın üst kısmına bastırıldığında acıma hissedilmesi de söz konusudur.

Mide Ülseri Nedir
Kişinin belirtileri gördükten sonra en kısa zamanda doktora gidip tedaviye başlaması gerekir. Aksi takdirde en kısa süre içinde tedavi edilmeyen bu rahatsızlığın yemeklerden 2-3 saat sonra sırta doğru yayılan şiddetli mide ağrılarına sebep olması söz konusu olabilmektedir. Ayrıca baş dönmesi ve terleme de görülmeye başlayacaktır. Kişinin kusmasına neden olan bu durum kusma esnasında bir miktar kan da gelmesine yol açabilir. Bununla birlikte bazı kişilerde dışkının katran gibi olması söz konusu olabilir. Tüm bunlar kişide mide ülseri olduğunu ve ilerlemeye başladığını gösterir.

Tedavi edilebilen bir hastalık olan mide ülseri henüz başlangıç aşamasındayken teşhis edilip tedaviye başlanırsa telaşlanmaya ve korkmaya gerek duyulmayan bir durum olarak kalacaktır. Bu durumdaki hastalara çoğunlukla mide asidini azaltıcı ve ülser oluşumuna neden olan bakteriyi yok etmek için uygun ilaçlar verilir. Bu durumda ameliyata çok nadir ihtiyaç duyulur. Bununla birlikte kullanılan ilaçların yanı sıra kişinin dikkat etmesi ve tüketmemesi gereken yiyecek ve içecek uyarılarına da özen göstermesi gerekir.
]]>
Mide Ülseri https://www.ulser.gen.tr/mide-ulseri.html Wed, 28 Nov 2018 20:56:25 +0000 Mide Ulseri; Genelliklle mide de meydana gelen enfeksiyonlar sonucu oluşur. Başlarda kendini midenin üst tarafında hissedilen ağrıyla belli eder. Bu ağrılar geçici olmakla beraber bazen bir kaç dakika bazende bir kaç saat sürebilir Mide Ulseri; Genelliklle mide de meydana gelen enfeksiyonlar sonucu oluşur. Başlarda kendini midenin üst tarafında hissedilen ağrıyla belli eder. Bu ağrılar geçici olmakla beraber bazen bir kaç dakika bazende bir kaç saat sürebilir. Ağrıyı azaltmak için mide asidi azaltıcı ilaçlar kullanılır. Fakat bu ilaçlar hiç bir zaman kesin çözüm olmaz. Bunun yanında mide bulantısı, kilo kaybı, kusma, halsizlik gibi sorunlarda ülserin belirtileri arasındadır. Bu hastalığın tanısını koymak için bir takım testler yapılır. Bunlar endoskopi,biyopsi,bakteri testidir. Endoskopi doktorun ucunda küçük bir kamera bulunan ince bir hortumla mideyi incelemesi yöntemine denir. Bakteri testinde vücuttaki bakterileri anlamak için bir takım testler yapılır. Biyopsi ise endoskopi ile görüntülenen ülserden daha sonra labaratuar ortamında incelenmek üzere bazı örnekler alınmasıdır.

Mide Ülseri
Mide Ülserinin Tedavisi

Mide ülseri tedavi edilebilen bir hastalıktır. Ve tedavide amaç   ağrıyı azaltmak ülseri iyileştirmek ve bakterileri temizlemektir. Hastalık henüz başlangıc aşamasında ise telaşlanmaya ve korkmaya gerek yoktur. Tedavide genellikle mide asidini azaltıcı ve ağrıyı yok etmeye yönelik ilaçlarla tedavi edilir. Ameliyat çok ender durumlarda kullanılır. Stresde ülsere neden olabileceği için  üzüntüye kapılmaya gerek yoktur. Bunun yanında düzenli uyumak sigara ve alkolden uzak durmak, yemekleri zamaninda yemeye dikkat etmekte önemli rol oynar.
]]>
Ülser Nedir https://www.ulser.gen.tr/ulser-nedir.html Thu, 29 Nov 2018 08:11:21 +0000 Ülser Nedir, deri veya mukoza üzerinde gelişerek altında bulunan dokuları etkileyen açık yaralardır. Bulunduğu yere göre farklı ülserler bulunmaktadır.Ülser Çeşitleri Ülser Nedir, deri veya mukoza üzerinde gelişerek altında bulunan dokuları etkileyen açık yaralardır. Bulunduğu yere göre farklı ülserler bulunmaktadır.

Ülser Çeşitleri

Dil Ülseri: Dil üzerinde etrafı kırmızı, içi su dolu olan küçük kabarcıklarla belirti veren bu ülser çeşidinde derin ve sert kenarlı dil yaraları olması durumunda mutlaka doktora başvurulması gerekmektedir. Bunun dışındaki dil yaralarının hazımsızlık ya da grip sebebi ile oluşması mümkün olduğundan doktor teşhisi önemlidir.

Onikiparmak Bağırsağı Ülseri: İnce bağırsağın yaklaşık 25 cm kadar olan ilk bölümü olan onikiparmak bağırsağında meydana gelmekte olan ülserlerdir. Tıp dilinde Duodenum Ülseri de denilen bu ülser çeşidi tedavi edilmemiş olan gastrit sebebi ile ortaya çıkabildiği gibi fazla asit, düzensiz hayat, sinir bozukluğu, gürültü, fazla sigara tüketimi, safra kesesi ya da karaciğer yetersizliği, kalp hastalıkları, hormon dengesizlikleri, dengeli beslenememe, çok sıcak ya da çok soğuk yiyecek içecek tüketimi, haddinden çok et, hamur işleri ya da baharatlı yiyecek tüketimi, kullanılan bazı ilaçlar ve çay, kahve ve alkol tüketimi sebebiyle de ortaya çıkabilir.

Ülser Nedir
Mide Ülseri: Midenin iç yüzünde bulunan belirli bir kısmın aşınmasına bağlı olarak meydana gelen yaralardır. Onikiparmak bağırsağı ülserine sebep olan durumlar mide ülseri oluşumuna da neden olabilmektedir. İlk olarak mide ekşimesi ve ağırlık hissi ile kendini gösteren rahatsızlıkta sıklıkla kişinin yemek borusundan yukarı doğru çıkan ve ağza eki su gelmesine neden olay yaşanır. İlerlemesi ile beraber şiddetli mide ve sırt ağrıları yaşanmasına neden olmaktadır. 

Ülseratif Kolitis: Stres sonucunda meydana gelebilen ve kalın bağırsakla rektumu kaplamakta olan kanamalı yaralara denmektedir.

Varis Ülseri: Bacağın alt kısmında sıklıkla görülebilen yuvarlak bir yara şeklinde olan bu ülser çeşidi varisli yerde meydana gelmekte olan herhangi bir yaralanma olabilmektedir. Bacağın alt kısmında ve bileğe yakın olan bir yerde yuvarlak bir yara olarak ortaya çıkan varis ülseri ayak bileğinin şişmesine, derinin esmerleşmesine ve bazen de ağrı hissedilmesine neden olmaktadır.
]]>
Mide Ülseri Bitkisel Tedavi https://www.ulser.gen.tr/mide-ulseri-bitkisel-tedavi.html Thu, 29 Nov 2018 22:24:29 +0000 Mide Ülseri Bitkisel Tedavi, Ülser mide veya onikiparmak bağırsağı, mide asidi ve sindirim sıvıları tarafından kötü sonuçlar meydana gelerek doku kaybı yaşanmasına denilmektedir. Doku kaybı tüketilen asitle daha derinlere i Mide Ülseri Bitkisel Tedavi, Ülser mide veya onikiparmak bağırsağı, mide asidi ve sindirim sıvıları tarafından kötü sonuçlar meydana gelerek doku kaybı yaşanmasına denilmektedir. Doku kaybı tüketilen asitle daha derinlere inebilmektedir. Asit ve pepsinin etkileri yemek borusu alt kısımlarında da ülser yapabilmektedir. Günümüzde hemen hemen çok sayıda görülmese de seyrek şekilde kişilerde ülsere rastlanılır. Ülser belirtileri ise yerine göre değişiklik göstermektedir. Mide ülseri daha çok yemeklerden sonra meydana gelmektedir. Karın üst orta ve sol kesiminde ağrı yapmaktadır. Ülser o kadar etkilidir ki yemek yenilip yatıldığında gece kişiyi uykusundan uyandırabilir ve kıvrandırabilir. Ayrıca mide ülserinin ağrısı sonbahar ve ilkbaharda artmaktadır. Ülseri olan kişilerde ise çok az görülse de bulantı, kusma, iştahsızlık ve kilo kaybı yaşatmaktadır. Tedavi olarak ise büyüklerimiz  baharatlı, acı, ekşi, turşudan, yağlı ve asitli yiyeceklerden kaçınılması gerektiği söyleyip, süt tedavisi vermektedir. Fakat günümüzde ise daha çok uzmanlar bitkisel tedavilere başvurulması gerektiğini ve bu şekilde çözüme gidilmesini tavsiye etmektedir. Ayrıca ülser olan kişilerde uzmanlarımız alkol, sigara, asitli içecek tarzı şeylerden de uzak durulacağını tekrar hatırlatmaktadır. Tek başına bitkisel tedavi sonuç veremeyebilir buna istiraden kişinin yeme içmesine düzen vermesi gerekir. 

Mide Ülseri Bitkisel Tedavi
Mide ülseri bitkisel tedavi için yapılması gerekenler ise günlük olarak kereviz suyu içilmesine özen gösterilir. Fakat suyu için sapı ve yaprakları da eklenerek günlük 2-5 bardak tüketilebilir. Günlük yeşil muz tüketimi yapılabilir. Mide duvarında koruyucu bir tabaka oluşturarak onu mide asitlerinden korumaktadır. Buğday tohumu ise mide asitlerinin verdiği zararın iyileşmesine yardımcı olmaktadır. Yarım patlıcanı bir tutam tuz ve bir yemek kaşığı kurutulmuş yosun ile karıştırarak yarım bardak su ile karıştırarak içilebilir. Birde havuçları soyun, beyaz lahana yaprağı ve bir bardak su ile beraber robota verilir. Daha sonra suyu süzülerek öğün aralarında azar miktarda içilebilir. Ayrıca patatesi soyarak dilimleyin, 3 adet domatesi dilimleyerek çekirdeklerini ayırın. 1 lahana yaprağı yıkayarak hepsini bir robota koyup bir bardak su ekleyin. Daha sonra suyunu süzüp günde iki defa içilir. En doğal çözüm ise bir bardak suda, bir yemek kaşığı şeker kamışı ve bir yemek kaşığı papatyayı 5 dakika boyunca kaynatarak dinlenmeye bırakın daha sonra süzün ve akşam yemeklerinden önce tüketin. Doktor tavsiyesi olan bitkisel tedaviler ise şöyledir:
  • 4 bardak kaynar suya 20 gram şerbetçi otu konulur, 15 dakika beklettikten sonra içilir.
  • Taze lahana suyu ise en iyi ilaç olmaktadır. 
  • Civanperçemi, pelin otu demlenir. Balla tatlandırılarak günde 3 su bardağı içilebilir. Tadı acı olabilir ama mikrobu iyice öldürmektedir. 
    Tüm bu bitkisel tedavileri uygulayarak mide ülserinin birazda olsa ağrılarını dindirilir. 
]]>
Ülser https://www.ulser.gen.tr/ulser.html Thu, 29 Nov 2018 23:41:32 +0000 Ülser, Mide ya da onikiparmak barsağının, mide asidi ve pepsin gibi sindirim sıvıları tarafından tahrip edilmesi sonucu oluşan doku kaybına ülser adı verilmektedir. Bu doku kaybının pepsinin de etkisi ile daha derine inmesi Ülser, Mide ya da onikiparmak barsağının, mide asidi ve pepsin gibi sindirim sıvıları tarafından tahrip edilmesi sonucu oluşan doku kaybına ülser adı verilmektedir. Bu doku kaybının pepsinin de etkisi ile daha derine inmesi sonucu oluşan yaralara ise enflamasyon denilmektedir. Ülkemizde, mide ülserine kıyasla daha çok onikiparmak ülseri görülmektedir ve onikiparmak ülseri genellikle erkeklerde kadınlardan 3 kat daha fazla görülmektedir. Erkek ülser hastalarının sıklıkla görülmesi ise, 30-50 yaş arasındakilerde olmaktadır. 60 yaşın üzerindeki kişilerde bu hastalık daha çok kadınlarda görülmektedir.

Ülser Hastalığının Belirtileri Ve Nedeni: Ülser hastalarında en sık görülen rahatsızlık karnın üst kısmında kemirme ve yanma şeklinde ağrının hissedilmesidir ve bu durum hasta kişilerde genellikle öğün aralarında belirmektedir.  Ayrıca, özellikle onikiparmak ülseri hastayı gecenin herhangi bir saatinde uykudan uyandırabilmektedir. Bunun yanı sıra, sonbahar ve ilk bahar dönemlerinde ağrıların artması durumunun yanında hastaların bazılarında bulantı, ağrı oluştuğunda kusma hissi ve kusmayla gelen rahatlama, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi belirtiler de görülebilmektedir.

Ülser hastalığına en çok helicobacter pylori isimli mikrop ile bazı ilaçlar sebep olmaktadır. Bunun yanı sıra, genetik yatkınlık, sürekli ve aşırı stresli olma durumu, kortizon tarzındaki ilaçların kullanımı, alkol ve sıgara kullanımı, kahve alışkanlığı ile çevre kirliliği gibi etmenlerde ülsere sebep olabilmektedir.

Ülser

Helicobacter pylori mikrobunun bulunduğu halde ülser hastası olmayan kişiler de olduğu için, bu hastalığa helicobacter pylori mikrobunun yanında genetik yatkınlık gibi başka faktörlerin de sebep olduğu düşünülmektedir.

Ülser Sonucunda Oluşabilecek Rahatsızlıklar: Ülserin sebep olduğu rahatsızlıklar şunlardır;

Kanama: Üst sindirim yollarında oluşan kanamaların çoğu ülserden kaynaklanmaktadır. Üst sindirim sisteminde oluşan bu kanamalar daha önce hiç mide şikayeti olmayan insanlarda da görülebilmektedir. Kusma ve siyah renkli feçes olmasından önce fenalık gelmesi ve soğuk ter gastrointestinal kanamanın belirtileridir ve bunlardan herhangi birinin görülmesi durumunda derhal bir doktora başvurulması gerekmektedir.

Mide Delinmesi (Perforasyon): Ülserin derinliğinin iyice artarak ve tüm mide ya da onikiparmak katmanını geçmesi durumunda oluşan delinmeye mide delinmesi denilmektedir. Tedavisi genellikle ameliyat olan mide delinmesi durumunda, hastanın karnı sertleşmekte ve ağrıdan kıpırdayamaz hale gelmektedir.

Tıkanma: Akut ülser nedeni ile duedenum ve pylor kanalında ödem meydana gelmesi ve uzun süreli ülser nedeni ile nedbe dokusunun oluşması sonucunda yiyecek, içecek türü şeylerin geçimini sağlayan pasajın daralarak tıkanması anlamına gelmektedir. Bu gibi durumlarda, tıkanma olan kişi midede birikip ileri gidemeyen materyali kusar ve yine aynı sebeple hastada sürekli bol kusma görülmektedir. Bu gibi durumlarda hastanın acilen ameliyat edilmesi gerekmektedir.

Teşhis ve Tedavi Yöntemleri: Ülserin pratik olarak tek teşhisi doktor tarafından asit bloke eden ilaçları hastaya vermesi ve kullanımdan iki hafta sonra iyileşme olur ise ülser olduğunun anlaşılmasıdır, aksi taktirde hasta ülser değildir. Ülser hastalığının tanısının tam olarak koyulabilmesi için üst sindirim sisteminin radyolojik tetkiki ya da endoskopisi gerekmektedir.

Sıgara kullanan bir ülser hastanısın sigarayı bırakması gerekmektedir, çünkü sıgara içmek ülserin iyileşmesini geciktirmenin yanında sık ülser misklerine de neden olmaktadır. Bunun yanı sıra, ülser hastalarının aspirin ile aspirin tarzı romatizma ilaçları alması ve alkol kullanması da sakıncalıdır. Ülser tedavisinde genellikle ilaç tedavisi uygulanmakta ve hastalar genellikle bu tedavi yöntemi ile iyileşmektedirler. Ancak, vücunda kanama, tıkanma, delinme]]> Ülser Ameliyatı https://www.ulser.gen.tr/ulser-ameliyati.html Fri, 30 Nov 2018 18:06:11 +0000 Ülser Ameliyatı, Ülser, deri veya mukoza üzerinde gelişerek altındaki dokuları da etkileyen açık yaralara denmektedir. Ülser ameliyatı için kişinin hastaneye yatmasından sonra yapılan ilk rutin ''anamnez'' adı verilen bir Ülser Ameliyatı, Ülser, deri veya mukoza üzerinde gelişerek altındaki dokuları da etkileyen açık yaralara denmektedir. Ülser ameliyatı için kişinin hastaneye yatmasından sonra yapılan ilk rutin ''anamnez'' adı verilen bir dizi sorgulamadır. Bu sorgulamada kişinin hastaneye geliş şikayeti, şikayetlerinin ne zaman ve nasıl başladığı, nasıl geliştiği, kişinin daha önce geçirmiş olduğu hastalıklar, kazalar, ameliyatlar, kişinin alışkanlıkları, medeni ve ekonomik durumu, anne,baba ve kardeşlerinin sağlık durumu gibi sorulardan oluşmaktadır. Bu soruların cevaplarını alan doktor sonrasında tüm fiziksel muayeneyi yapmaya başlamaktadır. Ülser ameliyatının öncesinde belirli kan testleri yapılmaktadır. Kan testleri kapsamına alyuvar ve akyuvar sayımı ile birlikte karaciğer ve böbrek çalışmasının değerlendirildiği fonksiyon testleri de girmektedir. Bunlarda genellikle beklenmeyen sonuçlara rastlanmaz. Cerrah ve anestezist ameliyattan önce oldukça fazla bilgi edinmek isterler. Hastanın akciğerinde hafif bir enfeksiyon veya kalpte az bir anormallik olması anestezistin hastaya yaklaşımını değiştirmektedir. Bu sebeple göğsünüzün röntgeni ve kalp elektronuz çekilmektedir. Cerrah çoğunlukla koyulan tanıyı kontrol etmek için ameliyattan önce bir kere daha ülserin varlığını ortaya koymak istemektedir. Bunun olması için endoskopi ya cerrahın ekibinden ya da başka bir doktor tarafından tekrar yapılmak istenebilmektedir. Kronik solunum yolu şikayeti olan ve sigara içen hastaların bir fizyoterapist yardımı ile akciğerleri temizlenmelidir fakat bu işlem genellikle ameliyat sonrasına kalır. Tamamıyla boş olan midede ameliyat yapmak daha güvenli olması sebebiyle ameliyattan bir gün önceki akşam yemeğinde katı ve sıvı gıda alımına müsade edilmemektedir. Ameliyat için temiz bir deri alanı gerekmektedir bu sebeple ameliyatın yapılacağı deri bölgesindeki tüm kıllar traş edilmesi gerekmektedir. Sonrasında hasta ameliyatı kabul ettiğine dair bir belge imzalar. 


Ülser Ameliyatı
Ameliyat Sonrası

Hasta ameliyat sonrasında uyandığında ilk izlenimleri karmakarışıktır. Hasta uyutulduğu anı az önce olmuş gibi hisseder. uyanma süresi değişkendir. Hastanın kendisini toparlaması birkaç saat sürerken, tam anlamıyla zihin açıklığına kavuşması birkaç gün sürebilmektedir. Hasta uyandığında nazo-gastrik tüpü yerinde bulur. Angio-cut'dan kan ya da tuzlu veya şekerli serum damlamaktadır. Çoğu kez de hastanın karın boşluğuna sokulmuş bir boru aracılığıyla yatağın yanındaki bir şişeye sıvı boşaltılmaktadır. Hasta derece derece uyanırken zamanı tam olarak belirleyemese de doktor ve hemşirelerin vizitleri ile akraba ve arkadaşlarının gelip gidişini fark etmektedir. Hasta yatağında hareketsiz yatarken akciğerlerinin hava yollarında biriken mukus salgısının temizlenmesi gerekmektedir. Buralarda biriken mukus enfeksiyon kapmasına sebep olabilmektedir. Öksürmek ve derin soluk alıp vermek ameliyat yarasının olduğu bölgede ağrıya sebep olabilmektedir. Bu durumu önlemek için mukus temizleme işleminden önce hastanın ağrı kesici alması gerekmektedir. Ameliyattan sonraki ilk birkaç günden sonra hastanın midesi ve diğer karın organları çalışmaya başlar. Bunun ilk belirtisi de hastanın bağırsak hareketlerinin başlamasıdır. Bu durumdan sonra hasta ağızdan sıvı almaya başlayabilmektedir. Birkaç gün içerisinde hastanın iştahı yerine gelir ve sindirim kanalı işlemeye başlar. Ameliyattan sonra da çok kan kaybedip etmediğini anlamak ve verilen kan veya sıvı miktarının yeterli olup olmadığını anlamak için kan sayımı yapılmaktadır. 3-4 gün sonrasında hastanın karın boşluğunu boşaltan borudan sıvı birikinti gelmemeye başlar ve daha öncesinde çıkartılmış olan nazo-gastrik tüp ve angio-cut'dan sonra bu boru da çıkartılır. Hastanın yaklaşık bir hafta sonrasında yara yeri iyileşmiş olduğundan dikişleri ya da pensleri alınır ve artık eve dönme vakti gelmiştir. Hasta normal yaşama dönmeden önce birkaç hafta dinlenm]]> Dil Ülseri https://www.ulser.gen.tr/dil-ulseri.html Sat, 01 Dec 2018 06:41:59 +0000 Dil ülseri, genellikle endişelenilecek bir durum olmamasının yanında, oldukça rahatsız edici bir durum olabilmektedir ve ağız bakımının yetersiz olarak yapılması, ağzın enfeksiyon kapması ve ağız kanseri gibi pekçok Dil ülseri, genellikle endişelenilecek bir durum olmamasının yanında, oldukça rahatsız edici bir durum olabilmektedir ve ağız bakımının yetersiz olarak yapılması, ağzın enfeksiyon kapması ve ağız kanseri gibi pekçok faktör dil ülserine sebep olabilmektedir. Dil ülseri olan kişilerin dillerinde beyaz ya da sarı yaralar çıkmaktadır ve bu yaralar zamanla griye dönüşmektedir. Dilde oluşan bu yaralar, ciddi bir vaka olmaması durumunda 1 santimden daha küçük olmaktadır ve genellikle tehlikeli olmayıp, kendi kendine iyileşmektedirler. Bunun yanı sıra, uzun süre devam edip kronikleşen ağız yarası olması halinde kişinin hemen bir doktora görünmesi altta yatan sebeplerin tanısının koyulması ve tedavi edilmesi için gerekmektedir.

Dil Ülserinin Sebepleri

Dil ülserinin nedenleri şunlardır;

Pamukçuk Yaraları: Bu beyaz ya da sarı kabarcıklar, dil ülseri yaralarının en büyük sebebi olup, ağızda herhangi bir kızarıklık ya da yara durumunda içine iltihap dolması sonucu meydana gelmektedirler. Pamukçuk yaralarının şekilleri düzensizdir ve farklı ölçülerdedir.

Ağız Bakımının Yeteri Kadar Yapılamaması: Yetersiz olarak yapılan ağız bakımı da dil ülseri oluşumunda etkili olabilmektedir. Dilin yakın zamanda ısırılma gibi sebepler ile yara alması durumunda enfeksiyonun iyileşme sürecinde kabarcıklar oluşabilmekte ve bakterilerin yuva yapabileceği uygun bir ortam oluşturulması sonucunda, ağız bakımı yeterli ölçülerde yapılmadığı için diş ve diş etlerindeki biriken yemek artıkları bakterilerin potansiyel yeme ihtiyacını karşılayarak bakterileri tutmakta ve bu bakteriler deağız etinde tahrişe sebep olmaktadır.

Enfeksiyonlar: Ağzın farklı kısımlarında da gelişebilen gingivostomatit, viral veya bakteriyel enfeksiyonlar, herpes simplex virüsü, pamukçuk, ağızda gelişen maya enfeksiyonları, oral liken planus ve bağışıklık sistemi bozuklukları gibi enfeksiyonlar, özellikle dil üzerinde olmak üzere, tüm ağız içinde yaralar oluşmasına sebep olabilmektedirler.

Dil Ülseri

Bunun yanı sıra, dil yaraları birkaç gün içerisinde renksizleşmiyor ve zayıflamıyor ise, uzun süre geçmesine rağmen bir türlü iyileşme olmuyorsa, yemenizi ve içmenizi engelleyecek ölçüde ağır enfeksiyon oluşmuş ise, yani artık ciddi bir hal almış ise, mutlaka acil olarak bir doktora başvurulması gerekmektedir, çünkü çok hızlı büyüyen ve gittikçe sertleşen dil yaraları oral kanserin habercisi olabilmektedir.

Dil Ülserinin Tedavi Yöntemleri: Dil ülseri olan kişilerin üzerinde genellikle bir kırgınlık ile rahatsızlık hissi olabilmektedir. Bunun yanı sıra,  enfeksiyonun yayılması ile lenf düğümlerinin şişmesi sonucunda kişinin ateşinde çok az bir artma görülebilmektedir. Birçok dil ülseri kendi kendisine yok olmaktadır, ancak daha az ağrı duyulması için ve daha kısa süre içinde iyileşebilmek için bazı evde uygulanabilecek tedavi yöntemleri de mevcuttur.

Tuzlu su, dil ülseri olan kişilerin yaranın iyileşmesi için evde uygulayabileceği tedavi yöntemlerinden birincisidir. Dil ülseri olan kişi, bir bardakta tuzlu su yapıp, bunu gargara şeklinde kullanabilir, ya da ağzında bir müddet tutabilir. Evde uygulanabilecek tedavi yöntemlerinden ikincisi tereyağıdır. Şöyleki; yaranın üzerine tereyağı bastırılması durumunda ağrı hafiflemektedir. Ayrıca,  bal ile hazırlanan macunlar ya da hint incir ağacının sütü de hastalık sürecinin atlatılmasına yardımcı olmaktadır. Üçüncü yöntem ise, ağız temizliğidir. Dil ülseri tedavisi uygulanırken en fazla dikkat edilmesi gereken şeylerden en önemlisi ağız bakım ve temizliğine çok dikkat etmektir. Bunun için, dişleri düzenli olarak fırçalamak ile bakteri önleyici ve yok edici olarak eczanelerde satılan gargaralardan kullanmak gerekmektedir. Bunun yanı sıra, diş temizliği sırasında fırça ile ülser olan yer temizlenirken, durumu daha da kötüleştirmemek için nazik olmak gerekmektedir. Son olarak, dil ülse]]> Varis Ülseri https://www.ulser.gen.tr/varis-ulseri.html Sat, 01 Dec 2018 15:26:11 +0000 Varis Ülseri, asıl adı venöz ülserler ya da Ulcus Crusis’tir. Varis ülseri, varisi olan ve varis tedavisini olmak istemeyen ya da ihmalkarlık nedeniyle tedavi ettirmeyen kişilerde belli bir süre sonra karşılaşılan durumdur Varis Ülseri, asıl adı venöz ülserler ya da Ulcus Crusis’tir. Varis ülseri, varisi olan ve varis tedavisini olmak istemeyen ya da ihmalkarlık nedeniyle tedavi ettirmeyen kişilerde belli bir süre sonra karşılaşılan durumdur. Varis ilk olarak tam belirli olmayan kılcal venler olarak ortaya çıkıp, kişinin önlem almaması durumunda tedavi edilmediği için sürekli olarak ilerleme göstermesi durumunda ortaya çıkmaktadır, çünkü varis hastalığı kendi kendine yileşebilecek bir hastalık olmamaktadır ve kendiliğinden geçer gibi düşünülmesi çok kötü sonuçlara yol açacaktır.

Varis ülseri en basit anlamıyla, toplardamarda aşırı basınç oluşması ile deri bütünlüğünün bozulması sonucunda özellikle el ve ayak gibi bölgelerde yaraların oluşması olarak tanımlanabilmektedir. Bu bölgelerde oluşan yaralar uzun süre sonra iyileşip kapansa bile, daha sonra tekrar oluşmaktadırlar. Toplar damarın kapaklarının bozulması sonucunda kanın normalin ters yönünde akması veya toplar damarda tıkanma olması sonucunda yukarıya kan gitmemesi, bacaklardaki kanın göllenmesi ile toplar damardaki kan basıncının üst düzeylere çıkmasına sebep olan varis ülseri, zaman içerisinde bacak derisinde bozulma olmasına yol açmakta ve bacaklarda yaralar oluşmasına sebep olmaktadır. Genellikle dizin alt bölgesinde ve bileklerde görülen bu yaralar, kahve renginde, kalın deri ile çevrili olmaktadırlar. Varis ülserinde, hastalığın derecesine göre yaraların büyüklüğü de değişmektedir ve tedavi edilmeyen varis ülserinin kendiliğinden iyileşmesi mümkün olmamaktadır. Bakımı düzenli olarak yapılmayan yaralar iltihaplanarak genişlemekte ve bu da ağrı oluşmasına neden olmaktadır. Bu durum, zaman içerisinde kişinin hareket etme olasılığını ortadan kaldıracağı için, kişinin hareketi zamanla zalarak topal kalmasına sebep olabilmektedir.

Varis Ülseri

Varis Ülserinin Oluşmasındaki Sebepler

  • Varis ülserinin oluşmasında şu sebepler bulunmaktadır;
  • Safen toplardamarında kapak yetmezliği oluşması ve bu nedenle de kan aşağı doğru kaçak akımla ilerleyerek bacaklarda göllenmesi durumu,
  • Derin damarlarda oluşan tıkanıklıklar sonucunda bacaktaki toplar damarın kanı yeteri kadar boşaltamaması durumu,
  • Derin damarlarda oluşan kapak yetmezliği sonucunda kanın bacaklarda göllenmesi durumu ve tüm bunların hepsinin ya da bir kaçının bir arada bulunması halinde varis ülseri oluşmaktadır.

Varis Ülseri Tedavi Yöntemleri: Varis ülseri tedavisinde ilk amaç, yaraların iyileştirilmesidir. Bunun için yapılması gereken ise, yara bakımı, varis çorabı ya da sargılar yardımı ile yaraya baskı uygulamaktır. Varis yaraları tedavi edildikten sonra ise ikinci amaç olarak varis ülserinin tekrarlanmaması için varis ülserinin hangi problemden kaynaklandığını bulmak gerekmektedir. Çünkü, herhangi bir toplar damar sorunu olmadan varis ülserinin meydana gelmesi olanaksızdır ve bu sorunun tekrarlanmaması için toplardamarlardaki sorunun çözülmesi gerekmektedir.

Eğer toplar damarda yüzeysel yetersizlik var ise, cerrahi girişim, lazer tedavisi ya da radyofrekans ile kapatma işlemi yapılabilmektedir. Toplar damardaki yetersizlik derin ise, hastanın damarlarında bulunan kapakların totrekans aracılığı ile onarılması ya da hastanın hayatının sonuna kadar varis çorabı giyerek yaşaması gerekebilmektedir. Bunun yanı sıra, perforan damar yetmezliği hastalığı da skleroterapi ile tedavi edilebilmektedir.

]]>
Ülser Perhizi https://www.ulser.gen.tr/ulser-perhizi.html Sun, 02 Dec 2018 14:13:32 +0000 Ülser perhizi, dediğimiz zaman eskiden daha katı ve sıkı diyetler uygulandığı görülürken günümüzde daha yumuşak ve az kısıtlayıcı diyetlerin uygulandığı görülür. Bu perhizlerde önemli olan alkol, kakao, kızartma, gaz Ülser perhizi, dediğimiz zaman eskiden daha katı ve sıkı diyetler uygulandığı görülürken günümüzde daha yumuşak ve az kısıtlayıcı diyetlerin uygulandığı görülür. Bu perhizlerde önemli olan alkol, kakao, kızartma, gazlı içecek, salça ve baharat gibi mide duvarını tahriş edebilecek yiyecek ve içeceklerden uzak durulmasıdır. 

Ülser Perhizinde Serbest Olanlar
  • Salep, süt, muzlu süt ve ıhlamur tüketilebilir. 
  • Yumurtanızı haşlanmış, rafadan ya da katı pişmiş olarak alabilirsiniz. 
  • Beyaz ekmek, sade kraker, bisküvi, peksimet, kuskus, makarna, pirinç, şehriye ve erişte tüketilebilir.
  • Buğday unu, Bezelye unu, pirinç, mercimek unu, şehriye unu ve sebze püreleri ile yapılmış olan çorbalar tüketilebilir.
  • Havuç. taze fasulye, bezelye, kabak, semiz otu ve patatesi haşlanmış ya da püre  olarak tüketebilirsiniz.
  • Komposto şeklinde kabuksuz pişirilmiş elma, muz, kayısı ve şeftali yenebilir.
  • Süzülmüş bal, tanesiz reçel, şeker, sade lokum, sade akide şekeri, kastırd, sütlaç, muhallebi, jöleli tatlılar, krema ve komposto tüketilebilir.
  • Sos için un, süt, tuz ve yağ kullanılarak hazırlanılan sosları tercih edebilirsiniz.
Ülser Perhizinde Uzak Durulması Gerekenler
  • Çay, kahve, sütlü kahve, neskafe ve benzeri içeceklerle limonata, boza, gazlı içecekler, hazır meyve suları, maden suyu ve alkollü içecekler tüketilmemeli.
  • Yumurta yağda kızartılmamalı ve tüm peynir çeşitlerinden uzak durulmalı.
  • Esmer ekmeklerden, sıcak ekmekten, tüm kuru baklagillerden uzak durmanız gerek.
  • Hazır çorbalarla et suyundan hazırlanmış çorbalar tüketilmemeli.
  • Tüm baharatlardan, salçadan, ketçaptan, hardaldan, turşudan uzak durulmalı.
  • Kuruyemişler, Hindistan cevizi, zeytin, limon, çemen, limon tozu, sarımsak, soğan, salamura besinler, salam, pastırma, sucuk, sosis, sakatatlar, kurutulmuş meyveler ve çikolata kaçınılması gereken yiyeceklerdir.
Ülser Perhizi
Ülser Perhizinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
  • Yiyeceklerinizi iyice çiğneyerek yavaş yiyin.
  • Yiyecek ve içeceklerinizin çok sıcak ya da çok soğuk olmamasına dikkat etmelisiniz.
  • Günde en az 6 öğün olmak üzere sık öğünler ancak az porsiyonlar kullanın.
  • Sigara kullanmamalısınız ve sakız çiğnememelisiniz.
  • Yemeklerinizi pişirirken yağı yakmamaya özen göstermelisiniz.
  • Tuzlu ve fazla baharatlı yiyecekler tüketmeyin.
  • Tütsülenmiş olan, salamura edilmiş olan ya da konserve halindeki yiyecekleri tüketmemelisiniz.
  • Hazır gıdalar ve içeriği bilinmeyen besinlerden uzak durmalısınız.
]]>
12 Parmak Bağırsağı Ülseri https://www.ulser.gen.tr/12-parmak-bagirsagi-ulseri.html Sun, 02 Dec 2018 15:34:31 +0000 12 parmak bağırsağı ülseri, 12 parmak bağırsağı ince bağırsağın ilk 25 cm ye kadar olan bölümünü oluşturur. Görünümü C harfine benzer. Bu alanda meydana gelen ülser tıpta duedenum ülseri olarak tanımlanı 12 parmak bağırsağı ülseri, 12 parmak bağırsağı ince bağırsağın ilk 25 cm ye kadar olan bölümünü oluşturur. Görünümü C harfine benzer. Bu alanda meydana gelen ülser tıpta duedenum ülseri olarak tanımlanır. Tedavisi yapılmayan gastrit, sinir sistemindeki bozukluk, asit fazlalığı, sigara, çay ve kahvenin fazla tüketilmesi,, düzensiz bir yaşam, kalp hastalıkları, safra kesesi hastalıkları, dengesiz beslenme, hormon dengesizliği, aşırı soğuk ve sıcak besinlerin tüketilmesi, hamur işi, baharatların abartılarak tüketimi, bazı ilaçların kullanımı gibi etkenler 12 parmak bağırsağı ülseri nedeni olabilir. Hastaların en önemli yakınması ağıza ekşi su gelmesi ve mide ekşimesi olur.

Sindirim sistemi içinde gelişen peptik ülserler arasında 12 parmak bağırsağı ülseri % 80 oranını oluşturur. Mide ülserlerine göre 10 kat fazla görülür. Erkeklerde görülme sıklığı kadınlara göre 7-10 kat fazladır. Bağırsağın arka ve ön duvarında ülser gelişme sıklığı eşittir. 35-45 yaşlarındaki kişilerde arka duvarda gelişen 12 parmak bağırsağı ülseri daha fazla görülür. Bu hastaların üçte birinde mide ülseri de vardır.

12 parmak bağırsağı ülseri belirtileri

Bu rahatsızlık genellikle kronik olur. Özellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında belirtiler alevlenir. Yemeklerden 1,5-2 saat sonra ortaya çıkan ağrı hastaları rahatsız eder. Ağrı olduğunda hastaların süt gibi alkali yiyecekleri ya da hafif besinleri yemesi halinde, ağrının etkisi azalacaktır. Ağrının bu şekilde giderilmesi 12 parmak bağırsağı ülserinin tanısında oldukça önemlidir. Hastalar yaşadıkları ağrıyı kramp, yanma, batma şeklinde tarif ederler. Genellikle karın bölgesinde önde 1/3 üst tarafının sağında ağrı hissedilir. Bu ağrı bazı zamanlarda sağ omuzla, sırta yansıyabilir. İştah konusunda herhangi bir sıkıntı yaşanmaz. Hatta ağrının olmaması için, hastalar fazla yediklerinden kilo bile alırlar. Ağrıyı sıcak ya da soğuk besinler, alkol, hızlı yemek gibi etkenler arttırır.

12 Parmak Bağırsağı Ülseri

12 parmak bağırsağı ülseri tedavisi nasıl yapılır

Bu ülserlerin tedavisinde anti asit ilaçlar, histamin reseptörleri antagonistleri, antikolinerjik ilaçlar ile yatıştırıcı ilaçlar kullanılır. Fakat ilaç tedavisinden önemli tedavi yolu diyet yapmaktan geçer. Beslenmede baharatlı yiyeceklerden, alkollü içeceklerden, çay ve kahveden, kolalı içeceklerden kaçınılmalıdır. Bunlar mide asidini arttırdığından, ağrıyı tetikler, iyileşmeyi geciktirir. Sigara alışkanlığı bırakılmalıdır. Midenin asit oranını düşüren anti asit ilaçlar fazla miktarda kullanılmamalıdır. Bu ilaçlar ağrı ortaya çıktığında alınırsa, kısa sürede ağrının dinmesini sağlar. Tedavide sütün de önemi vardır. Ancak fazla miktarda süt içilmesi de tavsiye edilmez. Çünkü vücutta kalsiyum birikimine neden olur. 

]]>
Mide Ülserine Ne İyi Gelir https://www.ulser.gen.tr/mide-ulserine-ne-iyi-gelir.html Mon, 03 Dec 2018 12:29:24 +0000 Mide ülserine ne iyi gelir, mide ülseri midenin salgıladığı asit yüzünden iç çeperinin tahriş olmasıyla meydana gelen yaradır. Midede olan asit oranı herkeste farklı olabilir. Bu asit midenin korunmasını sağlayan Mide ülserine ne iyi gelir, mide ülseri midenin salgıladığı asit yüzünden iç çeperinin tahriş olmasıyla meydana gelen yaradır. Midede olan asit oranı herkeste farklı olabilir. Bu asit midenin korunmasını sağlayan iç tabakayı tahriş ederek hasar oluşturur. Bunun sonucunda tedavi edilmesi gereken ülser olarak tanımlanan yaralar meydana gelir. Mide ülseri özellikle başlangıç aşamasında daha kolay tedavi edilebilir. Asit salgısındaki artışa sinirsel gerginlik, safra salgısının az olması, karaciğer sorunları, mide hassasiyeti, fazla miktarda çay, kahve tüketimi neden olabilir. Ağıza ekşi tat gelmesiyle olan mide ekşimesi, midede ağırlık hissedilmesi mide ülserinin henüz başlangıç aşamasında olduğunu gösterir belirtilerdir. Bu dönemde ülserin tedavisine başlanmadığında, mide ağrıları sırta doğru yayılır, terleme ve baş ağrısı, kanama, kusma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Geceleri uyandıran ağrıların olması, bulantı ve kusma olması mide ülserinin ilerleyen aşamalarında görülür. Mide ülserine karşı tıbbi tedaviyi evde alınacak tedbirlerle desteklemek hızlı iyileşmeyi sağlayabilir. Şimdi bunlara birlikte göz atalım.

Mide ülserine ne iyi gelir

Mide ülserinde uygulanan tedavinin, alınacak önlemlerin hedefi, ağrının engellenmesi, ülserin komplikasyonlarının ortadan kaldırılması ve mide ülserinin tedavi edilmesi içindir. Başlangıç aşamasındaki mide ülserine evde, ilerleyen aşamalarda olan ülsere hastanede tedavi uygulanmasında yarar vardır. Asit salgısını azaltan ilaçlarla, antibiyotikler yarar sağlamazsa cerrahi girişim gerekebilir.

Mide Ülserine Ne İyi Gelir

Mide ülserinde öncelikle beslenemeye dikkat edilmelidir. Günlük yemek düzeninde sucuk, salam, sosis gibi şarküteri ürünleri, kızartmalar, turşu, tuzlu ve baharatlı yiyecekler, çikolata olmamalıdır. Çay ve kahve azaltılmalı, gerekirse içilmemelidir. Bir uzmandan destek alarak ülser diyeti uygulanması daha doğrudur.

Şifalı bitkilerle mide ülseri tedavisine destek olunabilir. Mide ülserine iyi gelen bitkisel çözümler, bir uzman desteğiyle uygulanmalıdır. Bu bitkisel ürünlerden mide ülserinde kullanılan kudret narı oldukça yararlıdır. Kudret narı zeytinyağlı hazırlanarak, yemeklerden önce tüketilirse, mideye çok iyi gelir.

Meyan kökü, papatya, keten tohumu ve kantaron mide ülserine iyi gelen bitkilerdir. Bunlarla hazırlanan bitkisel çaylar oldukça şifalıdır.

Kişiden kişiye farklı etkileri olan mide ülserinin gelişimi de, belirtileri de farklı olabilir. Toplumda yaygın olarak etkili olduğundan, önceliğiniz hastalığın oluşmadan önlenmesi olmalıdır. Beslenmede özenli olmalı, zararlı besinler tüketilmemeli, aşırı çay, kahve ve alkol tüketiminden kaçınılmalıdır. En önemlisi yaşamınızdan stresi uzak tutmalısınız. 

]]>
Mide Ülseri Diyeti https://www.ulser.gen.tr/mide-ulseri-diyeti.html Tue, 04 Dec 2018 11:34:37 +0000 Mide ülseri diyeti, mide ülserinin tedavisinde beslenme oldukça önemli bir yere sahiptir. Mide asit salgısının mide iç çeperinde neden olduğu yaraların yani ülserin tedavisi için sadece ilaç tedavisi tam iyileşmeyi Mide ülseri diyeti, mide ülserinin tedavisinde beslenme oldukça önemli bir yere sahiptir. Mide asit salgısının mide iç çeperinde neden olduğu yaraların yani ülserin tedavisi için sadece ilaç tedavisi tam iyileşmeyi sağlayamaz. Hastaların diyeti uygulayarak, iyileşmeye destek olması gerekir. Mide mukozasını tahriş edecek yiyecek ve içeceklerden uzak kalınmalı, zor sindirilen besinlerden kaçınılmalıdır. Mide ülseri diyeti denilen beyaz diyet, aynı zamanda kolitlerde, bazı bağırsak ve karaciğer hastalıklarında, cilt hastalıklarında da uygulanan hafif ya da ılımlı diyet olarak ta bilinir. Bu diyet sırasında uyulması gereken bazı ilkeler bulunmaktadır. Bunları birlikte değerlendirelim.

Mide ülseri diyeti nasıl yapılmalı

  • Vücudun zor sindirdiği maddeleri barındıran besinler tüketilmemelidir. Bu besin maddeleri arasında, etlerde olan bağ doku, kalojen lifler, bitkilerdeki lifler ve selüloz sayılabilir.
  • Asit içeren ve acılı yiyecekler tüketilmemelidir.
  • Besinler pişirilirken kızartılmamalı, özellikle haşlanmış olarak tüketilmelidir.
  • Tat veren maddeler ve baharatlar yiyeceklerde kullanılmamalıdır

Mide ülseri diyetinde besinler basitçe hazırlanmalı, sindirimi kolay olan gıdalar tercih edilmelidir. Sindirim sorunu olduğunda, düzenli aralıklar belirlenerek, sık ve az miktarda yiyecek tüketilmelidir. Bu midenin boş kalmasına engel olacak, mide asidinin devamlı tamponlanmasını sağlayacaktır. Lokmalar uzun ve dikkatli çiğnenmeli, hızlı yemekten uzak durulmalıdır. Çünkü çiğneme hareketi besinleri mide salgısına karşı hazırlar.

Mide enzimlerinin ve tükürük salgısının etkisine yardımcı olmak için, besinler küçük parçalara ayrılmalı ya da püre şeklinde tüketilmelidir. Midenin doğrudan ya da hidroklorik asit salgısını uyarıp, tahriş edecek ağır gıdalardan uzak durulmalıdır.

Protein içeren besinler ve etler kızartıldığı zaman ya da ızgara yapıldığı zaman asit ve pepsin salgılanmasını uyarmaktadır. Bu yüzden bu türde besinler azaltılmalı, uyarıyı azaltacak haşlanmış besinler tüketilmelidir. Unlu gıdalar kendileri tek tüketildiğinde asit ve pepsin salgını uyarmadığı gibi, bu besinlerdeki karbonhidrat asidi belli oranda tamponlar. Ancak midede fazla kaldıklarından mide duvarının mekanik tahrişine neden olurlar. Bu yüzden unlu besinler lapa şeklinde ya da çorba olarak tüketilmeli, hastalığın akut döneminde ekmek, makarna ve unlu tatlılar tüketilmemelidir.

Mide Ülseri Diyeti

Mide ülseri diyetine yumurta tüketimi mutlaka ölçülü olmalıdır. Mayalanmamış peynir, süt ve taze süt ürünleri, süt kreması, tereyağı zararlı olmaz. Bu besinler hafif asit salgısını uyarmaktadır. Ancak mide asidini belirgin şekilde nötrleştirirler. Bu yüzden asit miktarının fazla olduğu ve ağrının olduğu akut dönemde bu besinlerin tüketilmesi uygundur.

Mide ülseri diyetinde meyveler, özellikle üzüm, portakal gibi meyveler tüketilmemelidir. Ayrıca maden suyu, kahve ve alkollü içeceklerde içilmemelidir. Diyetteki genel kural yavaş yenmeli, sindirim bozukluğuna neden olabilecek stres ve gerginlikten uzak durulmalıdır. Sıcak ve soğuk besinlerde diyette tüketilmemelidir.

]]>
Kalın Bağırsak Ülseri https://www.ulser.gen.tr/kalin-bagirsak-ulseri.html Tue, 04 Dec 2018 20:32:30 +0000 Kalın bağırsak ülseri, onikiparmak bağırsağında yara oluşması anlamına geliyor. Onikiparmak bağırsağı mideden anında hemen ardından iştirak eden bölümdür. Bunların boyutları 1-2i milimetreden 1-2 santimetreye denli Kalın bağırsak ülseri, onikiparmak bağırsağında yara oluşması anlamına geliyor. Onikiparmak bağırsağı mideden anında hemen ardından iştirak eden bölümdür. Bunların boyutları 1-2i milimetreden 1-2 santimetreye denli değişebiliyor. Bu yaralar bazen bir iki adet olabiliyor. Bağırsak ülseri, çoğunlukla bulbus ismi verilen mideden hemen ardından iştirak eden bağırsak kısmında ve kalın bağırsaklarda görülür. Mide içerisinde yer alan pilor kanalı içerisinde meydana iştirak eden ülserler de on iki parmak ülseri olarak isimlendirilir. Burada meydana iştirak eden ülserler hazım kanalındaki ülserlerin %80 ini ortaya getirirler. Mide ülserlerine nispeten, on katman fazla miktarda görülmektedir. Erkeklerde görülme oranı, kadınlara göre daha fazladır. On iki parmak bağırsağında ön ve arka duvarlarda ülser gelişim riski bir fark yoktur. Arka duvarda gelişen ülser türlerine 35-45 yaşlarında daha çok miktarda rastlanır. Kalın bağırsaklarda görülen rahatsızlıklar Ülseratif kolit olarak isimlendirilir. Bağırsak ülseri ortaya iştirak eden kişilerin üçte birinde mide ülseri görülmektedir. 

Bağırsak ülseri nerede görülür 

On iki parmak ülseri: Mideden hemen ardından iştirak eden bağırsak kısmında görülen ülser türleri içinde yer alır. 
Ülseratif kolit: Nedeni tam anlamıyla bilinmedik bu ülser türlerinin çevresel ve kalıtım bilimi faktörlerden ötürü oluştuğu düşünülür. Kalın bağırsağın iç tarafının iltihaplanması biçimde gelişim gösterir. içki, sigara tüketimi, antibiyotikler, aspirin ve doğum denetleme ilaçları rahatsızlığı daha çok miktarda şiddetlendirir. Gebelik ve psikolojik baskı belirtilerin daha çok miktarda şiddetlenmesine sürükleyebilir.

Kalın Bağırsak Ülseri
Bağırsak ülseri belirtileri nedir  

Bağırsaklarda gelişen ülser çoğunlukla müzmin olarak seyreder. İlkbahar ve sonbahar dönemlerinde alevlenir. Mide ülserlerinin tersine yemeklerden 1-2 saat hemen ardından ağrılar görülmeye başlar. Ağrı sırasında yumuşak bir yemek mağlup olması, alkali gıdalar tüketilmesi ağrıyı dindirir. Bu durum rahatsızlığın teşhisi amaçlı önemlidir. Ağrı hastalar aracılığıyla kramp biçimde, yanma ve batma tarzında izah edilir. Ağrının olduğu yer karnın ön duvarının, üst tarafındaki sağ bölümdedir. Ağrıların birtakım durumlarda sağ omuz ve sırt bölgesine yayılım yaptığı görülür. Hasta olanların iştahı yerindedir. Ağrının olmaması amaçlı bir çok kez yemek yediklerinden, kilo alma eğilimleri vardır. Gıdaların çokça soğuk ya da sıcak tüketilmesi, içki kullanıvermek ve çabuk bir biçimde yemek ağrının artmasına yol açar. Kalın bağırsakta gelişen rahatsızlıklarda kramp biçimde ağrılar, halsizlik, bulantı, ateş benzeri belirtiler görülür. İltihaplanma rektum kısmına yayıldıysa, ishal görülebilir. Kanamaya sebep olduğundan, anemi görülebilir. Bağırsaklardaki emilim bozulduğundan, B12 ve demir emilimi yapılamaz.  

Bağırsak ülserinin rehabilitasyonu nasıl olur 

Hastalığın tedavisinde antikolinerjikler, antiasitler ve histamin reseptörleri ile sakinleştiren tarzda ilaç grupları kullanılmaktadır. İlaç tedavisinin yakınında hasta olanların uyumlu bir diyet yapması oldukça önemlidir. Baharatlı gıdalardan kaçınmak, çay, sigara ve içkili içecekler içmemek gereklidir. Bu benzeri besinler asit oranını arttırdığından, ağrılara neden olmaktadır. Ağrı oluştuğunda antiasit ilaç kullanımı ağrının giderilmesini sağlar. Asit ortamına karşın en kocaman destekçi süt olmasına karşın, sık sık tüketilmemesi gereklidir. Vücutta kalsiyum fazlalığına neden olabilir. Kalın bağırsaklarda gelişen rahatsızlıklarda ilaç rehabilitasyonu mahalline cerrahi karışma uygulanmalıdır. İlaç rehabilitasyonu bu rahatsızlıkta fayda sağlamamaktadır. Günümüzde mide asidini azaltan çok fazla kuvvetli ilaçlar var. Bunlar H-2 reseptör antagonistleri ve parçacık pompa inhibitörleri. Bu]]> Ülser Başlangıcı https://www.ulser.gen.tr/ulser-baslangici.html Wed, 05 Dec 2018 15:30:48 +0000 Ülser başlangıcı, Ülser, sindirim sistemini oluşturan onikiparmak bağırsağı, yemek borusu ve midede meydana gelen yaralardır. Genelde meydana gelme sebebi midedeki iltihaptır. Halk dilinde mide üşütmesi diye bilinir. Ülser başlangıcı, Ülser, sindirim sistemini oluşturan onikiparmak bağırsağı, yemek borusu ve midede meydana gelen yaralardır. Genelde meydana gelme sebebi midedeki iltihaptır. Halk dilinde mide üşütmesi diye bilinir. Ülser mide asidinin korunmasını sağlayan zarın tahrip olması anlamında gelmektedir. Gastrit bazen hafif şekilde, bazende şiddetli dayanılmayacak sancılarla kendini gösterir. Ülser ve gastrit ağrısı, tedavisi aynı şekildedir. Genelde insan ömrünün sonuna kadar devam eden bir hastalık olarak bilinir. Fakat düzenli ilaç tedavisi bitkisel çözümler yavaş yavaş bu hastalığı ortadan kaldırabilir. Midenin iç yüzeyinin midenin asidi gibi tahriş edici maddelerle aşınması sonucu bu sancılı yara meydana gelmektedir. Asit fazlalığı mideyi korunmasız hale getirir. Mideye bastırıldığında ağrı hissedilir.

Ülser Başlangıcı

Ülserin başlangıcında, ağza ekşimsi su gelir, midede ağırlık hissi vardır. Tat alma duyusu azalmıştır, hastanın rengi solmuştur. Mide bulantısı, midedeki sancının sırt ve omuza vurması ülser belirtileri arasında dır. Daha çok baharatlı, acılı gıdalardan sonra midedeki yara zarar görür ve mide ağrımaya başlar. Aşırı alkol tüketimi, sigara kullanmak kahve çay gibi kafeinli içecekler tüketmek gazlı içecekler içmek ülseri tetikler. Günümüzde stresli hayat koşulları, ülser arasında yakın ilişki saptanmıştır. Bu durum hem hastalığın erken hemde tekrarlayarak uzayan evrelerinde ve karın boşluğunda yırtılıp açılma halleri görülmektedir. Mide ülserinde,midenin salgıladığı asit normalden az iken, onikiparmak bağırsağı ülserinde asit üretimi fazlalaşabilir. Sinir sisteminin bozulması, dengesiz beslenme en önemli tetikleyicidir. Stresten uzak durmaya çalışmak, dengeli beslenmek, az yeyip sık yemek, yağlı, baharatlı, acılı gıdalardan uzak durmak ülser hastası lan kişiye fayda sağlayacaktır. Sabah aç karnına içilen mide koruyucu hapların etkisi büyüktür. Gün boyunca tüketilen gıdaların mideye zarar verecek cinsten olanları mideye yaklaştırmaz bir kalkan görevi görür.  Fakat ülser ilerlemiş ise kilo kaybı midede kanama kusma varsa acilen doktora başvurmak gerekmektedir.

]]>
Ülser İlaçları https://www.ulser.gen.tr/ulser-ilaclari.html Thu, 06 Dec 2018 12:12:58 +0000 Ülser ilaçları söz konusu olduğunda ülserin bulunduğu yere göre değişik ilaçların kullanıldığını görebilmek mümkündür. Bu ilaçların kullanımındaki amaç ülsere neden olan Helicobacter Pylori bakterisini yok etmek ve k Ülser ilaçları söz konusu olduğunda ülserin bulunduğu yere göre değişik ilaçların kullanıldığını görebilmek mümkündür. Bu ilaçların kullanımındaki amaç ülsere neden olan Helicobacter Pylori bakterisini yok etmek ve kişinin çektiği ağrı ve yanma gibi şikayetleri azaltmaktır. Özellikle Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanan rejimlere göre çeşitli antibiyotikler ve antisekretuvar ilaçlar ülser tedavisi için kullanılabiliyor.

Ülser İlaçları
Uygulanan ilaç tedavileri ile selim huylu ülserleri tedavi edebilmek mümkün olsa da habis dediğimiz kötü huylu ülserlerin temizlenmesi için sadece bu ilaçlar yeterli olmayabilmektedir. Ancak hastalık esnasında ülserin selim mi habis mi olduğunu anlayabilmek de mümkün değil. Eğer ülser sürekli tekrarlıyorsa habis huylu olduğu anlamına gelebilmektedir. Tedavi için alacağınız ülser ilaçları ve nasıl kullanmanız gerektiği konusunda uzman doktordan bilgi almalısınız. Eczaneye gidip kendi kendinize ülser teşhisi koyup tedavi etmeniz söz konusu bile olamaz.
]]>
Mide Ülseri İlaçları https://www.ulser.gen.tr/mide-ulseri-ilaclari.html Thu, 06 Dec 2018 22:09:10 +0000 Mide ülseri ilaçları uzman bir doktor tarafından verilebilen genellikle tablet ya da kapsül halinde olan ilaçlardır. Bu ilaçların genellikle antibiyotik oldukları ve mide ülserine neden olan bakterinin yok edilmesi için kullanıld Mide ülseri ilaçları uzman bir doktor tarafından verilebilen genellikle tablet ya da kapsül halinde olan ilaçlardır. Bu ilaçların genellikle antibiyotik oldukları ve mide ülserine neden olan bakterinin yok edilmesi için kullanıldığını söyleyebiliriz. Bu sayede mide ülseri tedavi edilerek daha da ilerlemesinin önüne geçilecektir. Mide ülseri için kullanılan belli başlı ilaçlara baktığımızda karşımıza çıkan ilaçlar şunlardır:
  • Demeprazol Kapsül Omeprazol
  • Erbolin Mikropellet Kapsül Omeprazol
  • Famodin Film Tablet Famotidin
  • Gasterol Film Tablet Famotidin
  • Gastifam Film Tablet Famotidin
  • Lansor Mikropellet Kapsül Lansoprazol
  • Nevofam Tablet Famotidin
  • Ulcusar Film Tablet Famotidin
  • Zoprol Mikropellet Kapsül Lansoprazol
Bu ilaçların yanı sıra uygulanacak bazı doğal tedavi yöntemleri de mide ülseri ilaçları ile beraber kullanıldığında rahatlamanıza ve ülserinizi tedavi ederken destek almanıza olanak sağlayacaktır. Çiğ lahananın suyunu çıkararak tüketmek bu konuda size yardımcı olacaktır. İçimini daha kolay hale getirmek için havuçla karıştırabileceğiniz bu karışımı her yemekten ve yatmadan evvel yarım bardak taze olarak içmeniz faydanıza olacaktır.

Mide Ülseri İlaçları
Çiğ lahana ve havuç karışımının dışında günde en az üç muz yemek de faydalı olacaktır. Muzun içeriğinde bulunan antibakteriyel madde mide ülserine neden olan Helikobakter pilori adlı bakterinin büyümesine engel olacaktır. Araştırmalara göre muzla beslenen hayvanların daha kalın bir mide duvarının olması ve midelerinin daha fazla mukus üretmesi de sindirici asitlerle mide duvarı arasında bir duvar örmesini ve koruma yapmasını sağlıyor.
]]>
Peptik Ülser https://www.ulser.gen.tr/peptik-ulser.html Thu, 06 Dec 2018 23:14:29 +0000 Peptik Ülser, Mukoza adı verilen iç tabakada yer alan yarıklara ülser denilmektedir. Peptik ülser ise, midenin ya da mideden sonra gelen ilk kısım olan onikiparmak barsağının asidik salgılar sonucu tahriş olması ile oluşan Peptik Ülser, Mukoza adı verilen iç tabakada yer alan yarıklara ülser denilmektedir. Peptik ülser ise, midenin ya da mideden sonra gelen ilk kısım olan onikiparmak barsağının asidik salgılar sonucu tahriş olması ile oluşan kronik bir hastalıktır ve ülkemizde sıklıkla görülmekte olan peptik ülser, mide de ya da onikiparmak barsagında ayrı olarak görülmenin yanı sıra, her ikisinde  aynı anda da görülebilmektedir. Peptik ülser genellikle genç insanlardan ziyade, orta yaşın üstündeki insanlarda ortaya çıkmaktadır. Peptik ülserin neden başladığı tam olarak bilinmese de aylar sonra hastalık süreci bitip, iyileşme görülmektedir, ancak iyileşen bu hastalar peptik ülser olmaya yatkın olacakları için hastalık kendini tekrarlayabilmektedir.

Peptik Ülserin Ortaya Çıkma Nedenleri Ve Belirtileri: Midenin iç kısmında bulunan mukoza tabakasından asit ve pepsin enziminin normalden çok daha fazla salgılanması durumunda koruyucu faktörler bunu engelleyemeyecekleri için mide ve onikiparmak barsağında oluşan yaralar ülsere sebep olmaktadır. Bunun yanı sıra, Helicobacter pylori isimli bakterinin meydana getirdiği enfeksiyon peptik ülseri olan kişilerin yaklaşık %70’inde görülen bir bakteri olup, antibiyotiller ile tedavi edilmediğinde hayat boyu görülebilen bir bakteri türüdür. Ayrıca, sıgara kullanımı, kan akımını engelleyerek ve midenin daha fazla salgı üretmesine neden olarak, aspirin ise, midenin mukoza tabakasına zarar vererekülsere neden olmaktadır. Alkol ve yüksek dozda kortikosteroid kullanımı ile stres de ülser oluşumunda rol oynayan diğer faktörlerdir.

Peptik ülser hastalarında midede ağrı ve yanma hissinin yanı sıra, az da olsa kanama görülebilmektedir. Ayrıca, mide bulantısı ile gelen kusma, yemek yiyememe sonucu kilo kaybı, sişkinlik ve geğirme de görülebilecek belirtiler arasındadır.

Peptik Ülser

Peptik Ülserin Tedavi Yolları: Peptik ülserin tedavisinde enfeksiyon oluşturan bakterileri yok etmek amacıyla antibiyotik ve midenin asit salgısını azaltmak amacıyla bazı ilaçlar kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra, asit ve pepsin salgısının engellenmesi için saldırıyı uyaran vagus sinirinin kesilmesi de başka bir tedavi yöntemidir.  Bu tedavi yönteminden 7 gün içinde tedavi edilebilen hastanın mide salgısı eski düzeyine geleceği için hastalık kendini tekrarlamaktadır. Çünkü ülser, kronik ve tekrarlayıcı bir hastalıktır. Ülserin çok ilerlediği ve ağırlaştığı durumda ise, cerrahi müdahaleye gerek duyulmaktadır. İnsanın yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen ülser, tedavi edilmediğinde ise, 10 ile 15 yıl kadar bir süre devam edebilmektedir.

Ülserden korunmak için kişinin sigara kullanmaması, alkol kullanımından uzak durması, kola gibi asitli içecekler ile kahve gibi kafein içeren içeceklerden mümkün olduğunca uzak durması, stresten uzak durması, çok gerekli olmadıkça aspirin kullanmaması, sindirimi zorlayan soğan ve sarımsak gibi besinlerden uzak durması ve yemekleri az ama sık olarak yemesi ülser oluşumunu engelleyerek ya da ülserin azalmasını sağlayarak yardımcı olmaktadır

]]>
Ağız Ülseri https://www.ulser.gen.tr/agiz-ulseri.html Fri, 07 Dec 2018 16:15:30 +0000 Ağız ülseri, ağız içindeki en üst deri tabakasına zarar vermekte olan küçük grimsi ya da beyaz renkte olan yaralardır. Aft olarak da bilinen bu tip ülserler hayatınız boyunca bir kez ya da birkaç kez başınıza gelebilir. Ba Ağız ülseri, ağız içindeki en üst deri tabakasına zarar vermekte olan küçük grimsi ya da beyaz renkte olan yaralardır. Aft olarak da bilinen bu tip ülserler hayatınız boyunca bir kez ya da birkaç kez başınıza gelebilir. Bazı insanların birkaç ayda bazısının birkaç haftada bazısının da birkaç günde bir aft geçirebilmektedir. Genel olarak yanaklarda, dudağın iç kısmında ve dilde oluştuğu görülen aftların çevresinin kırmızı olduğu görülür. 

Ağız ülseri denen aftların çoğunlukla küçük olduğu görülür. Genelde 5 mm'den ufak olan aftların 1-2 hafta içerisinde iyileşmesi mümkündür. Bu aftların çok az kişide daha büyük olduğu ve daha uzun sürede geçmediği görülebilmektedir. Ayrıca büyük aftların da iz bırakma olasılığı bulunur. Bunların dışında Herpetiform ülser olarak da bilinen pek çok küçük ve ağrı veren ülserler de oluşabilmektedir. Bu ülserlere genelde uçuk virüsü sebep olmaktadır ve farklı tedavilerin uygulanmasını gerektirmektedir. Genel olarak aftların neden ortaya çıktığını bilmiyor olsak da bazı kişilerin risk grubunda olması söz konusudur. Risk grubunda olmanıza neden olan durumlar şunlardır:
  • Kanınızda bulunan demirin, folik asidin ve B12 vitamini oranının düşük olması
  • Glutene karşı hassas olmanız
  • Ağzınızdan yaralanmanız
  • Ailenizdeki bir kişide sıklıkla aft oluşması
Çok az sayıda kişinin de enfeksiyon ya da başka hastalıklar sebebi ile ağız ülseri olduğunu görebilmek mümkün. Eğer ağzınızda oluşan aftların birkaç milimetreden büyük olması veya aftın ortaya çıkmasıyla beraber hızla kilo kaybetmeye başladıysanız ciddi bir sorununuz olması anlamına gelmektedir ve böyle bir durumda mutlaka doktora başvurmalısınız.

Ağız Ülseri
Ağız Ülseri Belirtileri

Çok ağrılı olabilen aftlar bir şeyler yerken ya da konuşurken daha fazla ağrı hissetmenize neden olabilmektedir. Eğer aft oluşumları sebebi ile yemek yerken sıkıntı yaşıyorsanız ve yiyemiyorsanız fazla kilo kaybetmemeye özen göstermelisiniz. Eğer çocuğunuzun aft sorunu bulunuyorsa ve bu sebeple de yemek yemeyi reddediyorsa doktorunuzdan çocuğunuzun hangi besinleri tüketmesi gerektiği gibi konularda bilgi almalısınız. Bu iştahsızlık ve kilo kaybının yanı sıra ateş ve mide rahatsızlığı ya da vücudunuzun başka yerlerinde de aft oluşması durumunda doktorunuza söylemeniz yararınıza olacaktır. Çünkü bu tip belirtiler başka bir rahatsızlığın da işaret olabilmektedir.

Ağız Ülseri Tedavisi

Aft ağrısını alan ve hızlı iyileşmesini sağlayan ağız gargaraları ve ağrı kesiciler kullanılabilir. Antiseptik ağız gargarası, steroid içeren ağız gargarası, ağız ülseri için hazırlanmış olan ağrı kesiciler kullanılabilir. Bunların yanı sıra bazı önlemler alarak afttan korunabilirsiniz. Özellikle acılı yiyeceklerden ve cipslerden kaçınmak, gazlı içecekler ve meyve suyu gibi asitli içeceklerden uzak durmak, dişlerinizi temiz tutmak faydanıza olacaktır.
]]>
Duodenal Ülser https://www.ulser.gen.tr/duodenal-ulser.html Sat, 08 Dec 2018 11:48:22 +0000 Duodenal ülser, ince bağırsağın üst kımında ortaya çıkan ve bir peptil ülserin bir çeşidi olan duodenal ülser, onikiparmak barsağında oluşan bir mide ülseridir. Duodenal ülserin en olağan belirtisi, Duodenal ülser, ince bağırsağın üst kımında ortaya çıkan ve bir peptil ülserin bir çeşidi olan duodenal ülser, onikiparmak barsağında oluşan bir mide ülseridir.

Duodenal ülserin en olağan belirtisi, göğüs kemiğinin hemen altında oluşan mide ağrısıdır ve en fazla yemeklerden önce çok aç olunduğu zamanlarda hissedilen bu ülser çeşidi, bazen kişiyi uykudan da uyandırabilmektedir.  Bunun yanı sıra, duodenal ülserde öğürme, şişme ve hastalık hissi gibi belirtiler de görülebilmektedir.

Duodenal ülser, ülser kanaması ya da delinmesi gibi çok ciddi olan komplikasyonlara da sebep olabilmektedir ve delinme olması sürecinde, ülser onikiparmak barsağının ceperine doğru genişleyerek asit ile karın bölgesine sızmasına neden olmaktadır. Bu da kişide çok şiddetli ağrılar oluşturmaktadır. Böyle bir durum ile karşılaşan kişinin acil olarak bir doktora görünmesi gerekmektedir. Onikiparmak barsağında görülmeyip, midede görülen ülserler ise mide ülseri olarak adlandırılmaktadır.

Duodenal Ülser

Duodenal Ülser Nedenleri Ve Teşhisi: Deodenal ülser vakalarının yüzde yüze yakını midede bulunan ve spiral tip bir baktesi olan helicobacrter pylorundan bulaşan bir iltihap sebebi ile meydana gelmektedir. Bunun yanı sıra, geri kalan %5’e yakın hastada ise bu durum, eklem ağrıları için alınan, kan pıhtılarının oluşumunu önlemek için alınan ya da iltihap sökücü olarak alınan bazı ilaçlar sebebi ile oluşmaktadır.

Duodenal ülserinin teşhisi koyulurken, bir gastroskobi ya da endoskobi yardımı ile boğazdan sokulan teleskop aracılığıyla mideye be onikiparmak barsağına bakılarak ülser olup olmadığının anlaşılması mümkündür. Hastada duodenal ülseri olması durumunda ise, bu hastalığın helicobacter pylorinden meydana gelip gelmediğine bakılmakta ve buna göre testler uygulanmaktadır.

Duodenal Ülserin Tedavi Yolları: Duodenal ülser için genellikle ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Uygulanan bu tedaviler ise şu şekildedir;

  • Hastalığa helicobacter pylori bakterisi sebep olmuş ise, hastaya mide asitinin azaltılması için verilen ilaçların yanında antibiyotik ilaçları da verilebilmektedir.
  • Mide asidinin üretim alanını kısıtlayarak ülserin iyileşmesine neden olan ve reçeteli ya da reçetesiz olarak satılan bazı ilaçlar mevcuttur. Doktor bu ilaçların uzun süre kullanımı ile oluşabilecek yan etkiler içinse kalsiyum ilacı da verebilmektedir.
  • Histamin veya H-2 önleyicileri olarak da bilinen asit önleyici ilaçlar, midedeki asit miktarını azaltarak ağrıyı dindir mekte ve iyileşme sürecine yardımcı olmaktadır.
  • Mide asidinin etkisini yok etmesi ve ağrının azalması için kullanılan antasitler de doktorlar tarafından verilebilen ilaçlardandır, ancak antasirlerin iyileştirme özellikleri bulunmamaktadır.
  • Reçeteli ya da reçetesiz olarak satılan sitoprotektif ajanlar, ince bağırsak ile midenin tabakasını korumaya yaramaktadır ve duodenal ülseri tedavisinde kullanılmaktadır.

Duodenal ülser tedavisinin başarılı olmaması durumunda ya da belirtilerin daha da artması durumunda, ülserin diğer çıkış sebebinin öğrenilmesi için doktor hastadan endoskopiye girmesini isteyebilmektedir. Bunun yanı sıra, delinme ya da kanama gibi acil durumlarada hastanın ameliyat olması da gerekebilmektedir.

Ayrıca, duodenal ülserinin evde tedavi yöntemleri de mevcuttur. Hasta kişilerin sigara ve alkol kullanımında uzak durmaları gerekmektedir. Ayrıca, hastalığın tahriş, hazımsızlık ve ağrı gibi şikayetlerini arttıracak yiyecek ve içeceklerden de uzak durmak gerekmektedir.

  • Duodenal ülser hastalarında tahrişe neden olabilecek bazı besinler şunlardır;
  • Sarımsak, soğan ve çeşni, biber ve bazı baharatlar,
  • Çay, kahve ve süt çeşitleri, alkol ile içinde portakal ve greyfurt suyu bulunan içecekler,
  • İçinde bol yağ ve baharat bulunan, süt içeren yiyecekler, işl]]> Venöz Ülser https://www.ulser.gen.tr/venoz-ulser.html Sun, 09 Dec 2018 06:03:48 +0000 Venöz ülser, Vücutta bacak bölgesinde oluşan varis yarasıdır. Venöz ülser toplardamarlardaki yüksek basınç sebebi ile deri yapısının bütünlüğünün zedelenmesi sebebi ile genellikle ayak bileği hizasında yara oluşmas Venöz ülser, Vücutta bacak bölgesinde oluşan varis yarasıdır. Venöz ülser toplardamarlardaki yüksek basınç sebebi ile deri yapısının bütünlüğünün zedelenmesi sebebi ile genellikle ayak bileği hizasında yara oluşmasıdır. Bu yaraların oluşması birey açısından çok sıkıntılı bir süreçtir. Çünkü bu yaraların iyileşme süreci çok zordur ve yara oluşum yeri kapansa bile kendini tekrar edebilen bir yapıdadır. 

Venöz Ülser Neden Oluşur

Yön olarak aşağıdan yukarı doğru akımın gerçekleştiği toplardamarlarda kapakların bozulması ve kanın akması gerektiği yönden   farklı yöne doğru akmasıdır. Diğer bir oluşum şekli ise toplardamarın pıhtı  ya da bası ile tıkanması neticesinde kanın düzgün bir biçimde yukarı doğru akamaması sonucunda bacak bölgesinde kanın toplanması ve gittikçe toplardamar kan basıncının dokuların sınırlarının üzerine çıkmasına sebep olur. Seneler ilerledikçe gerçekleşen bu sürekli basınç olayından dolayı  doku kısmında ve genellikle bacak derisinde bozulmalar gerçekleşmesi sonucunda bacak bölgesinde yara oluşumu meydana gelmektedir. 

Venöz Ülser
Venöz Ülserin Özellikleri

Venöz ülserin tipik olarak bazı özellikleri bulunmaktadır. Genellikle bu hastalığa yakalanan bireylerin 2/3 inde aynı özellikler tespit edilmiştir. Bu özellikler şu şekildedir:
  • Özellikle diz altında bulunan bacak kısmında ve genellikle bilek üzerinde kendini göstermektedir,
  • Yapısal rengi kahverengidir ve kalınca bir deri ile çevrilmektedir.
  • Genellikle bacak kısmında varisler vardır.
  • Ayak ve topuk kısmı normal bir yapıdadır.
  • Yara oluşumu yeşil veya kırmızı gibi bir tonda ve akıntılı bir yapıdadır.
  • Yara boyutu belli bir oranda değildir. Yani herhangi bir boyut ve şekilde olabilmektedir.
Venöz Ülser Nasıl Tespit Edilir

Muayene yapılması belirli bir biçimde yol gösterici olabilmektedir. Fakat venöz ülserde yara oluşumu görülmesinin ardından hastanın anemnezi alınır. Toplardamarlarda  pıhtı, varis operasyonu ya da girişimi ve aile üyelerinde aynı durumun yaşanıp yaşanmadığının öğrenilmesi gerekmektedir. Hastanın muayenesi ayakta ya da yatarak yapılabilmektedir. Nabız ve karın duvarında da varis bulunup bulunmadığı kontrolle tespit edilmelidir. Atardamar dolaşımının standart bir şekilde ilerleyip ilerlemediğinden emin olunmalıdır. Aynı zamanda kansızlık şikayeti, şeker hastalığı, böbrek ya da karaciğer yetmezliği bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.Bir sonraki aşamada toplardamarlardaki sıkıntı tespit edilmeye çalışılır. Ayrıca belli filmler ve testlerle de venöz ülserin tespiti gerçekleştirilebilir. Bu filmler şu şekildedir:

Doppler Ultrasonografi: Hasta ayakta olacak bir biçimde Doppler incelemesi gerçekleştirilir. Bacak bölgesinde bulunan tüm toplardamarlar tıkanıklık ve kaçak bakımından değerlendirilmektedir.Genellikle yara tabanı ve etrafında perforan toplardamarlarda kaçak bulunup bulunmadığına bakılır.

Manyetik Rezonans Görüntüleme( MR): Radyasyon ve çoğu zaman ilaç kullanılmadan bacaktaki toplardamardan ziyade özellikle bacaktaki toplardamarın devamı olan karın içerisindeki toplardamarlar görüntülenmektedir. Çok iyi sonuç alınabildiği için ultrasonografinin ardından istenebilecek olan bir filmdir. 15 dakika civarında bir çekim süresi bulunmaktadır.

Venografi: MR ve bilgisayarlı tomografiden sonra daha az kullanılan bir yöntem olmuştur. Yinede toplardamarın görüntülenmesi bakımından en iyi yöntemlerden bir tanesidir. Bu yöntem sayesinde toplardamarlardaki darlık ve tıkanıklık tespit edilmektedir. Bu uygulamaya özel bir ilacın kasık bölgesinden ya da bacaktaki damarlardan  verilmesi ve hızlı bir biçimde röntgen çekilmesi esasına göre uygulanan bir film tekniğidir. Aşağı yukarı 30-45 dk civarında sürmektedir. Fa]]> Dekübit Ülseri https://www.ulser.gen.tr/dekubit-ulseri.html Sun, 09 Dec 2018 06:23:59 +0000 Dekübit ülseri, yatak yarası olarak da bilinen tıp dilinde Dekübitüs diye bilinen bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık hastanın çok uzun süre aynı pozisyonda kalmasına bağlı olarak özellikle yatak ile kemik çıkıntıları ar Dekübit ülseri, yatak yarası olarak da bilinen tıp dilinde Dekübitüs diye bilinen bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık hastanın çok uzun süre aynı pozisyonda kalmasına bağlı olarak özellikle yatak ile kemik çıkıntıları arasında kalan bölgelerde yüzeysel kan dolaşımının vücut ağırlığının etkisi ile bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Kan dolaşımının bozulmasıyla beraber çevreden kaynaklı mekanik, fiziksel ve bazı kimyasal faktörlerin de etkisi ile doku hücrelerinin beslenememesi ve oksijensiz kalan dokunun harabiyete uğraması ve ülseri meydana getirmesi söz konusu olacaktır.

Yatak yarasının ilk olarak deride kızarma şeklinde görülmesi söz konusudur. Daha sonra bu kızarmanın morarmaya dönüştüğü görülür. Moraran alanda derinin bütünlüğünün bozulması ve derinin yer yer açılması mümkündür. Bu açılmanın gittikçe yayıldığı ve enfekte olduğu görülür. Yatak yarasının derinliğinin ve genişliğinin oranıyla eşit olacak şekilde hastanın kan plazması kaybettiğini görebilirsiniz.

Deri ve deri altı dokularında ve hatta kemiğe kadar derinleşen yapılar olarak karşımıza çıkabilen dekübit ülseri özellikle nörolojik ve paralizili hastalarında, diyabetli hastalarda, metabolizma bozukluğu bulunan kişilerde ve anemisi bulunan kişilerde sıklıkla görüldüğünü söyleyebiliriz. Tıbbi ve cerrahi amacıyla sürekli olarak yatması gereken hastalarda bu rahatsızlığın önlenebilmesi ya da hafif olarak geçirilmesini sağlamak için iyi bir hasta bakımı yapılması gerekir. Bakım sırasında yatak yarasının önlenmesi de öncelik olmalıdır.

Dekübit Ülseri
Hastalarda yatak yarası oluşmasını önlemek için hastanın bol proteinli bir diyet uygulaması, hasta derisinin temiz, kimyasal etkenlerden uzak ve normal kurulukta tutulması, düzenli olarak hastanın yatış pozisyonunun değiştirilmesi faydalı olacaktır. Yatağa temas eden bölgelere ve kemik çıkıntılarının olduğu yerlere sıklıkla masaj yapılması gerekir. Ayrıca hastanın çarşafının sıklıkla değiştirilip yatağın düz olması sağlanır. Kırışıklıklar sürekli yatan kişinin rahatsız olmasına neden olacaktır.
]]>
Gastrik Ülser https://www.ulser.gen.tr/gastrik-ulser.html Mon, 10 Dec 2018 00:59:37 +0000 Gastrik ülser, mide mukozasının inflomasyonu olarak tanımlanabilen bir hastalıktır. Bu inflamasyon vermiş olduğu hastalık sebebi ile bir ya da birden fazla organı etkileyebilmektedir. Bu rahatsızlık hastanın daha büyük bir rahat Gastrik ülser, mide mukozasının inflomasyonu olarak tanımlanabilen bir hastalıktır. Bu inflamasyon vermiş olduğu hastalık sebebi ile bir ya da birden fazla organı etkileyebilmektedir. Bu rahatsızlık hastanın daha büyük bir rahatsızlık yaşamasına sebep olabilen bir rahatsızlık olmakla beraber çeşitli nedenler yüzünden gelişebilmektedir. Her kişide farklı bulgu ve belirtiler verebilen bu rahatsızlık ancak doktorlar tarafından tedavi edilebilen bir hastalıktır. Tedavi edilmediği takdirde çok ciddi sağlık problemlerine sebep olduğundan en kısa sürede iyi bir şekilde tedavi edilmesi gerekir.

Gastrik Ülser Nedenleri

Pek çok sebeple ortaya çıkabilen gastrik ülser ailevi sebeplerle ortaya çıkabileceği gibi çevresel faktörler ve kişinin bünyesi sebebi ile ortaya çıkabilmektedir. Bu tür ülserlerin ortaya çıkmasının en sık görülen sebeplerine bakacak olduğumuz zaman stres, ilaç kullanımı, kafa travması, cerrahi bir girişim karşımıza çıkıyor. Kişinin bu durumlardan sadece birisi sebebi ile ülser sorunu ile karşılaşması söz konusu olabileceği gibi bunlardan birkaçının da aynı anda etki etmesiyle oluşabilir. Ancak bunlardan bir ya da birkaçının görülmesi kişide illa gastrik ülser oluşacağı anlamına gelmemektedir.

Gastrik Ülser
Gastrik Ülser Belirtileri
  • Üst batın ağrısı
  • Midede şişkinlik
  • Hazımsızlık
  • Bulantı ve /veya kusma
  • Yanma
  • Ekşime
  • Erken doygunluk hissi
  • Anoreksi
]]>
Kolit Ülser https://www.ulser.gen.tr/kolit-ulser.html Mon, 10 Dec 2018 08:14:25 +0000 Kolit ülser kalın bağırsağın iltihaplı bir sağlık sorunudur. Ülseratif kolit olarak da bilinir, yalnızca kalın bağırsağı tutar. Kalın bağırsakta ülserlerin oluşmasına ve kanamaya yol açar. Kolit ülser kalın bağırsağın iltihaplı bir sağlık sorunudur. Ülseratif kolit olarak da bilinir, yalnızca kalın bağırsağı tutar. Kalın bağırsakta ülserlerin oluşmasına ve kanamaya yol açar.

Ülseratif kolit yol açar  

Ülseratif kolitin bugün  kesin sebebini bilinmiyor. Fakat genetik yatkınlığı meydana gelen kişilerin bağırsaklarında yer alan birtakım mikroorganizmalara ya da besinler ile edinilen birtakım maddelere karşın vücudun bağışıklık sisteminin mübalağalı cevap vermesi ile meydana çıkar. Esasen başka maddelere karşın vücudu korumakla memur meydana gelen savunma sistemi neden mübalağalı cevap veriyor bu eksiksiz bilinmemektedir. 

Ülseratif kolitin belirtileri nelerdir  

Başlıca belirtileri kanlı, mukuslu (sümüksü madde) ishaldir. Dışkılama sayısı günde 1-2 olabileceği benzeri hastalığın derecesi ile ilişkili model 15-20 defa olabilmektedir. Öbür belirtiler kan kaybına ilişkili halsizlik, hızlı yorulma ve çarpıntıdır.  

Ülseratif kolit hangi sağlık sorunları ile karışır
Barsak kanamasına neden meydana gelen her hastalık ülseratif kolit ile karışabilir. Hastalık ilk belirti verdiğinde esas  mikroplara ya da antibiyotiklere ilişkili gelişen kalın bağırsağın ülserli hastalıkları ile karışır. Uzunca periyodik bir hastalıkta ise karıştığı en mühim hastalık Crohn sağlık sorunudur. Crohn hastalığı bütün hazım sistemini, dolayısı ile kalın bağırsakları da tutabilir.  

Kolit Ülser
Ülseratif kolitin rehabilitasyonu olası mı  

Ülseratif kolit ilaç tedavileri ile muayene altına alınabilir. Fakat hastalığın belirli bir süre tedavi ile bitirilmesi çoğunlukla olası olmamaktadır. Hastalığın ilaç rehabilitasyonu ile bitirilmesi istisnai bir vaziyettir. Hastalık hayat boyu sürdürür. Hastalık çoğunlukla alevlenmeler ve sakinleşmelerle süre gider. Bu sebeple tedavinin hayat boyu olması önerilir. Yıllar süren iyilik durumu durumunda bazen ilaçların kesilmesi denenebilir. Bu hasta ve hekimin beraber hüküm vermesi riski paylaşması gerekli olan bir vaziyettir . 

Tedavisinde hangi ilaçlar kullanılır 

Ülseratif kolit tedavisinde aminsalisilik asid bileşekleri (Salozoprin, Salofalk, Pentasa, Asacol), kortizon ve bağışıklık sistemi düzenleyicileri (azatiopurin, 6-merkaptorurin, metorexate ve benzerleri) sık sık kullanılan ilaçlardır. 

Cerrahi rehabilitasyonu olası mı  

Hastalık yalnızca kalın bağırsakları tuttuğundan, kalın bağırsağın çıkarılması ile hastalık biter. Fakat bu gibi bir operasyon ifade edilecek ise kalın bağırsağın hasta kısmının değil, tamamının çıkarılması gereklidir. Fakat cerrahi meselesiz bir tedavi seçeneği değildir. Cerrahi kararı verilirken hastanın operasyon sonrası olabilecek sıkıntılar ile ilgili aydınlatılması gereklidir. Ülseratif kolitte yüklü rehabilitasyona nazaran hastalığın eksiksiz muayene altına alınamaması, ilaç rehabilitasyonu yan etkilerinin muayene edilememesi, delinme ya da kanser rizikosunun meydana çıkması esas cerrahi kararı verdiren durumlardır. Bunların haricinde ilaç rehabilitasyonu talep etmeyen ve cerrahi tedaviyi öncelikli düşünen hasta kişilerde da cerrahi tedavi düşünülebilir, fakat bu durumda hastanın cerrahi sonrası olabilecek sıkıntılar ile ilgili iyi aydınlatılmış olması gereklidir.

Ülseratif kolitli hasta gebe kalabilir mi
  
Ülseratif kolit hamileliğe engel bir durum değildir. Fakat planlanan bir gebeliğin hastalık aktivitesinin muayene edilmiş bir zamanda olması arzu edilir. Zira hastalığın etkin olduğu bir dönemdeki hamilelikte erken doğum ve az riski artar. Kullanılan ilaçların kesilmesi hastalıkta alevlenmeye neden olacağından hamilelik müddetinde hasta ilaç tedavisine de]]> Gastrit Ülser Reflü https://www.ulser.gen.tr/gastrit-ulser-reflu.html Mon, 10 Dec 2018 15:11:23 +0000 Gastrit Ülser Reflü Sindirim sisteminde en çok görülen ve çoğunlukla birbirlerine karıştırılan rahatsızlıklar olarak karşımıza çıkar. Ancak aralarında farklılıkla bulunması ve tedavilerinin farklı olması sebebi ile birb Gastrit Ülser Reflü Sindirim sisteminde en çok görülen ve çoğunlukla birbirlerine karıştırılan rahatsızlıklar olarak karşımıza çıkar. Ancak aralarında farklılıkla bulunması ve tedavilerinin farklı olması sebebi ile birbirlerinden ayrılmaktadır.

Reflü dediğimiz zaman mide içeriğinin istem dışı olarak yutma borusunun içine doğru bazen de gırtlağa kaçması sorunu karşımıza çıkmaktadır. Bunların dışında ender olarak görülüyor olsa da mide içeriğinin akciğere de kaçması söz konusu olabilmektedir. Bu rahatsızlıkta en belirgin şikayetler arasında ağza acı su gelmesi ve göğüs arkasında yanma hissi karşımıza çıkar.

Gastrit dediğimiz zaman ise mide iltihabı karşımıza çıkmaktadır. Bu durumda midenin iç cedarı yani en iç tabakasının iltihaplanması söz konusudur. Çeşitli sebeplerle midenin iltihaplanması söz konusu olabilmektedir. Bu duruma sebep olan durum aslında Helikobakter pilori adı verilen bir bakteridir. Çoğu kişi ise yedikleri ile alakalı olduğunu düşünse de aslında bakteriyel bir durum söz konusudur. Bu sorunun ortaya çıkmasının en büyük sebebi olarak aspirin ve romatizma ilaçlarının kullanılması karşımıza çıkmaktadır. Bu ilaçları ne kadar kullanırsanız gastrit olursunuz diye baktığınız zaman ise kişiden kişiye değişen süreler karşımıza çıkar.

Gastrit Ülser Reflü
Ülser söz konusu olduğu zaman da sindirim sisteminin herhangi bir yerinde ortaya çıkabilen yaralardır. Midede ya da sırta vuran ağrılar hissedilmesine neden olan ülser kişinin gece ağrıyla uyanması, şişkinlik hissetmesi gibi sorunlara neden olabilmektedir. Çoğunlukla ilkbahar ve sonbaharda alevlenen ülserin çocuklarda da görülmesi mümkündür. Bu rahatsızlıktan ilaç kullanarak bir iki hafta içerisinde kurtulmak mümkündür. Bu sebeple uzman doktora başvurmanız ve doktorunuzun belirteceği perhize uymanız faydanıza olacaktır.
]]>
Ülsere İyi Gelen Bitkiler https://www.ulser.gen.tr/ulsere-iyi-gelen-bitkiler.html Tue, 11 Dec 2018 05:05:54 +0000 Ülsere iyi gelen bitkiler, tedavisinde  bitkilerin etkili bir rolü vardır. Mideye zarar vermeden ve midede meydana gelen rahatsızlıkları en az seviyeye indirmek için uygun ve zararsız yiyecekler tüketmek şarttır. Üls Ülsere iyi gelen bitkiler, tedavisinde  bitkilerin etkili bir rolü vardır. Mideye zarar vermeden ve midede meydana gelen rahatsızlıkları en az seviyeye indirmek için uygun ve zararsız yiyecekler tüketmek şarttır. Ülser, midede oluşan iltihaplı yaralardır. Belirtisi; karın ağrısı, kusma ve baş ağrılarıdır. Bazı yiyecekler ülserin sebep olduğu şikayetleri azdırmaktadır. Doktorların tavsiye ettiği  K vitamini zengin olan  besinleri, antioksidan sebze ve meyveleri tüketmek, lifli yiyeceklere  ağırlık vermek mide ülserini zorlamayacağı gibi iyileşmesine yardımcı olacaktır. Karnabahar, havuç, kavun, kudret narı, ıhlamur, çörek otu gibi  sebze,  meyve ve bitkiler mide için rahatlatıcı besinlerdir. Doğru beslenmenin yanı sıra tüketilecek şifalı bitkiler de vardır. Uygun olanı, doğru bir biçimde hazırlayıp, düzenli kullanma ülser hastalığının ortadan kalkmasını sağlayacaktır.

Ülsere iyi gelen bitkiler

Çörekotu: Taneleri ve yağı kullanılır. 5 gram çörek otu su ile yutulur. Yine aynı ölçüde 5 gram çörek otu yağı mide ülseri için içilir.

Arabistan kirazı:  Kurusu öğütülerek  macun haline getirilir ve yenir.

Yulaf:  Gıda olarak tüketilir ve sarmanı kaynatılarak çay gibi içilir.

Yumurta:  Gül yağı ile karıştırılıp içilir.

Zencefil:  Kaynatılıp süzülen zencefil, bal ile tatlandırılarak yemek esnasında içilir.

Şerbetçi otu:  Suyu ve çayı içilerek tüketilir.

Zerdeçal: Kurutulmuş olan zerdeçal meyveleri isteğe göre baharat olarak kullanılabilir.

Ardıç tohumu: Yağı kullanılır, macunu yenir, suyu ve çayı içilerek tüketilir.

Akgünlük sakızı: Hülasası ve suyu içilir. macunu düzenli yenir

At kuyruğu: Kırk kilit diye de bilinen bitkinin kaynatılarak çayı içilir.

Gökçe: Kaynatılıp içilir. Macunu yenir.

Hardal: Yağı ülser için kullanılır, hülasası  içilir. macunu yenir.

Havuç: Aç karnına bir fincan taze elde edilmiş suyu balla beraber içilir.

Kudret narı: Zeytin  ve yağında 1 yıl bekletilmiş olan kudret narı, balla  tatlandırılarak aç karna yenir.

Ihlamur: Kaynatılarak çayı içilir.

Isırgan otu: Tohumu ve kendisi kaynatılarak içilir. Macunu yenilerek kullanılır.

Karabaş lavanta çiçeği: Kaynatılıp çayı içilir. Macunu tüketilebilir.

Kekik: Baharat olarak kullanılır. Çayı ve suyu içilir.

Kuşburnu:  Bitkisel çayların güzel aroması olan kuşburnu da kaynatılarak içilir. Macunu temin edilip yenir.

Lahana: Mide ve bağırsaklar için iyi bir besin olan lahana salata şeklinde tüketilir. Kaynatılıp aç karnına suyu bir fincan içilir.

Keten tohumu: Yağı kullanılıp macunu yenir.

Mısır:  İster salatalarda ister sade  olarak yenir.

Limon: Sıcak suya balla beraber limonun taze  suyu  ilave edilip bir çay bardağı olarak içilir.

Meşe: Kahve ve çay gibi günlük içilebilir.

Ülsere İyi Gelen Bitkiler

Meçteki: Balla veya şekerle  tatlandırılarak 5 gr kadar yutulur.

Meyan kökü: Şurubu, suyu içilir.  Macunu yenir.

Nergis çiçeği:  Demleme yöntemiyle çayı içilir.

Nane: Macun ve cay olarak tüketilir. Nane yağıda kullanılır.

Melisa-oğul otu: Kaynatılıp çayı içilir.

Ödağacı: Akşamdan bir fincan zeytin yağına 3 gram  ödağacı tuzu eklenir ve sabaha kadar bekletilir. Sabahları aç karnına  içilir.

Papatya: Kaynatılıp çayı içilir.

Rezene: Yağı kullanılır. Suyu, çayı içilerek tüketilir.

]]> Ülsere Ne İyi Gelir https://www.ulser.gen.tr/ulsere-ne-iyi-gelir.html Tue, 11 Dec 2018 17:54:02 +0000 Ülsere ne iyi gelir sorusuna cevap verebilmek için ülserin ne olduğu bilinmelidir. Mide ülseri, mide zarında ve dokusunda ortaya gelen, tahriş olmaya açık iltihabi yaralardır.Ülserin genel belirtileri karındaki ağrısı Ülsere ne iyi gelir sorusuna cevap verebilmek için ülserin ne olduğu bilinmelidir. Mide ülseri, mide zarında ve dokusunda ortaya gelen, tahriş olmaya açık iltihabi yaralardır.

Ülserin genel belirtileri karındaki ağrısı, baş ağrısı, öğürme ve midede bulantıdır. Birçok kişinin etkilendiği ülserin tedavisi doktorunuz aracılığıyla belirlenen ilaçları kullanabileceğiniz benzeri bu iltihabi yaralara zarar verici yiyeceklerden kaçınmalı ve yaraların iyileşmesine destekçi olacak besinleri tüketmelisiniz. Ülser belirtileri tükettiğiniz gıdalara göre şiddetlenebilir. Mide ülseri amaçlı profesyoneller K vitamini açısından servet sahibi olan gıdaları, antioksidan meyveleri, sebzeleri ve lifli besinleri önermektedir.  

Mide Ülserine Yararları Besinler 

Lifli Gıdalar: Lifli gıdalar sindirim sırasında gıdaların parçalanması amaçlı salgılanan hidroklorik asidi denetim altında tutarak ülser yaralarının bu asit nedeniyle tahriş olmasını önler. Besin lifi açısından servet sahibi olan sebze, yemiş ve tam tahıllı ekmekler ülser belirtilerini hafifleştirmek ve ülserin genişlemesini önlemek amaçlı kullanışlı . 

K Vitamini: K vitamini ülser rehabilitasyonu amaçlı gereken vitaminler içinde ilk sırada yer almaktadır. Açık yaraların kanamasını engelleyici ve yaranın yer aldığı mide zarını iyileştirici özelliği yardımıyla ülser rehabilitasyonu sürecini kısaltmaya destekçi olur. K vitamini açısından servet sahibi olan lahana, ıspanak, avokado, kuşkonmaz, soya, aspir yağı, yonca, çavdardan un benzeri besinleri beslenme programınıza ekleyebilirsiniz. 

Flavonoidler: Flavonoid içerir yiyecekler ülseri önleme ve yaraların iyileşmesine yardım edebilir. Peptik ülser oluşumundan sorumlulukları olan "Helicobacter pylori" bakterisinin çoğalmasını ve yayılmasını engelleyen flavonoidler en çok fazla miktarda sarımsak, soğan, kereviz ve elma benzeri yiyeceklerde bulunur. Bu gıdaları itinalı olarak tüketerek midenin zarının incelmesini ve ülserin yayılmasını önleyebilirsiniz. Fakat bilhassa çiğ soğan ve sarımsağın çok fazla miktarda dokunduğu ülser hastaları da vardır. Dokunduğu takdirde bu gıdaları almayı şüphesiz sürdürmeyin. 

Ülsere Ne İyi Gelir

Zararlı Besinler 

Yağlı Yiyecekler: Yumurta, süt ürünleri, tavuk kanadı, işlenmiş etler, fastfood ürünleri, patates cipsi, krakerler, pastane ürünleri ve sığır eti benzeri doymuş yağ içerir gıdalar mide ülserini şiddetlendirebilir. Eskilerin sütün ülsere iyi geldiği inanışı çoğalış geçerliliğini kaybetmiş ve süt, gaz mahalline getiren, mide asidini arttıran gıdalar içinde yerini almıştır. Sütün verdiği boşalma çok fazla miktarda kısa süreli ve geçicidir. 

Alkol: Beceri olarak gıda maddesi olmamakla beraber çokça içki tüketiminin ülser belirtilerini şiddetlendirebileceği biliniyor. İçki ve ülser arasındaki bağ bilimsel olarak kanıtlanmamış olsa bile içki tüketenlerde fazladan fazla miktarda mide ülseri görülüyor.  

Kafein: Daha çok fazla miktarda kahve ile ilişkilendirilen fakat yeşil çay, siyah çay, kolalı içeceklerde de yer alan kafein, mide asidi üretimini arttırarak ülser belirtilerinin şiddetlenmesine ve yaraların tahriş olmasına sürükleyebilir . 

Diğer Beslenme Teklifleri 

Doğru beslenme ile mühim ölçüde iyileştirme edilebilen mide ülseri, benzer biçimde hata beslenme ile ilerleyebilir ve mide kanamasına denli varan önemli rahatsızlıklara sürükleyebilir. Bu yüzden ülseriniz varsa kendinize bir rejim listesi belirlemeli ve bu listeye ilişkili kalmalısınız. Yukarıda uzmanların önerdiği besinlere yer vermeye çalıştık. Şimdi olarak ülseri olanlara öneri edilmeyen besinlere bir bakalım. Portakal, limon, ıhlamur, greyfurt, domates ve domates sosu benzeri asitli gıdalar ülseri tetikleyebileceğinden dikkatli tüketilmelidir. Kahve, içki ve başka kafeinli içeceklerden kaçınılmalıdır. Ekşi krema, dondurma benzeri asit ve sindirim enzimi salgılanmasına yol açan süt ürünleri iyileş]]>