Ülserin Tanımı ve Türleri
Ülser, mide, onikiparmak bağırsağı (duodenum) veya yemek borusu gibi sindirim sistemi organlarının iç yüzeyinde (mukoza) oluşan yara benzeri lezyonlardır. En yaygın görülen iki türü: - Gastrik Ülser: Midede oluşan ülserler.
- Duodenal Ülser: Onikiparmak bağırsağında (mideden hemen sonra gelen ince bağırsağın ilk kısmı) oluşan ülserler. Gastrik ülserlere göre daha sık görülür.
Ülserin Başlıca Nedenleri
Eskiden stres ve baharatlı yiyeceklerin ana neden olduğu düşünülse de, günümüzde ülser oluşumundaki temel faktörlerin şunlar olduğu anlaşılmıştır:
- Helicobacter pylori (H. pylori) Enfeksiyonu: Ülser vakalarının büyük çoğunluğunun (özellikle duodenal ülserlerin %90'ından fazlası) nedeni bu bakteridir. Mide asidine dayanıklı olan bu bakteri, mide ve duodenum mukozasına yerleşerek iltihaplanmaya ve mukoza bariyerinin zayıflamasına neden olur. Bu da asidin dokuyu tahrip etmesine yol açar.
- Non-Steroid Anti-Inflamatuar İlaçların (NSAİİ) Uzun Süreli Kullanımı: Aspirin, ibuprofen, naproksen, diklofenak gibi ağrı kesici ve iltihap giderici ilaçların sık ve uzun süreli kullanımı, ülserin ikinci büyük nedenidir. Bu ilaçlar mideyi koruyan prostaglandin adlı maddenin üretimini engelleyerek mukoza bariyerini zayıflatır ve aside karşı savunmasız hale getirir.
Diğer Önemli Risk Faktörleri ve Katkıda Bulunan Nedenler
- Aşırı Mide Asidi Üretimi (Hiperasidite): Bazı durumlar (Zollinger-Ellison sendromu gibi nadir hastalıklar veya genetik yatkınlık) mide asidi üretimini aşırı artırarak ülsere zemin hazırlayabilir.
- Sigara ve Tütün Kullanımı: Sigara, mide asidini artırır, mukoza kan akışını azaltır ve iyileşmeyi geciktirir. Ayrıca H. pylori tedavisinin etkinliğini düşürür.
- Alkol Tüketimi: Aşırı alkol, mide mukozasını doğrudan tahriş edebilir ve asit salgısını etkileyebilir, ancak tek başına ana neden olarak kabul edilmez. Mevcut bir ülseri şiddetlendirir.
- Şiddetli Fizyolojik Stres: Büyük ameliyatlar, ciddi yanıklar, ağır kafa travmaları veya kritik hastalıklar sırasında gelişebilen "stres ülserleri" oluşabilir. Bu durum, vücudun stres yanıtına bağlı olarak mide kan akışının bozulması ve asit dengesinin değişmesiyle ilişkilidir.
- Genetik Yatkınlık: Ailesinde ülser öyküsü olan kişilerde risk daha yüksektir.
- Beslenme Alışkanlıkları: Baharatlı yiyecekler doğrudan ülsere neden olmaz, ancak var olan bir ülserin semptomlarını (ağrı, yanma) şiddetlendirebilir. Kafeinli içecekler de asit salgısını uyarabilir.
Psikolojik Stresin Rolü
Kronik psikolojik stres tek başına ülsere neden olmaz. Ancak, mide asidi salgısını artırabilir, bağışıklık sistemini etkileyerek H. pylori enfeksiyonuna karşı direnci düşürebilir ve iyileşme sürecini yavaşlatabilir. Dolayısıyla var olan bir ülserin tetiklenmesinde veya kötüleşmesinde önemli bir tetikleyici faktör olarak kabul edilir.
Özetle:
Ülser, genellikle Helicobacter pylori enfeksiyonu ve/veya NSAİİ ilaç kullanımı gibi temel nedenlerin, sigara, alkol, stres gibi tetikleyici faktörlerle bir araya gelmesi sonucu mide-asit dengesi ve mukoza savunma bariyerinin bozulmasıyla meydana gelir. Doğru teşhis (endoskopi, H. pylori testi) ve nedene yönelik tedavi (antibiyotik, asit azaltıcı ilaçlar, yaşam tarzı değişiklikleri) ile büyük oranda tamamen iyileşir. Şiddetli karın ağrısı, siyah renkli dışkı, kanlı kusma gibi belirtilerde acilen doktora başvurulmalıdır. |